ISSN:2149-9225

Giriş Yap Üye Ol

“BİLİMSELLİK” ÜZERİNE


Sistematik düşünmenin en önemli özelliği netleşmiş kavramlar üzerinden icra edilmesidir. İki farklı zihinde içeriği örtüşmeyen kavramlar üzerinden yapılan akıl yürütmelerin sonuçsuz kalacağı aşikardır. Felsefi tartışmalarda amaç, sonucu hedeflemekle birlikte, problemin net olarak ortaya konulmasıdır. Netleşen bir kavram ile -ki netleşmekten iki zihinde de aynı içeriğe sahip olmayı kastediyoruz- problemin anlaşılması daha kolay sağlanacağı gibi, akıl yürütmelerin de problemin gerektirdiği istikamette olmasına neden olacağından sonucun elde edilmesi de kolaylaşacaktır. Felsefe bilimin problemleriyle değil bilimin ne olduğu ile ilgilenir. Sonuçta felsefenin müdahil olduğu her alanda bir dil çözümlemesi gerekmektedir. Dil ise zihinlerin iletişim vasıtası olduğu için, her türlü problem ister istemez kavram netleşmesine dönüşmektedir. Netleşmiş kavramlar da zihinde anlamanın ilk şablonlarına dönüştüğü için, dilsel ifadelerin yani önermelerin kavramları olan doğru-yanlış kavramları da bu suretle netleşme yoluna girmektedir. Doğa bilimlerinin sosyal bilimlerin önüne geçmeye başladığı 17. yüzyıldan itibaren “kesin bilgi” arayışının doğa bilimlerindeki “bilimsellik” kriterine dönüştüğünü görmekteyiz. Sosyal bilimlerin kesinliği ve bilimselliği doğa bilimlerinin gerisinde kalmış, dolayısıyla da “bilimsellik” sıfatı günümüze kadar doğa bilimlerine ait olmuştur. Her ne kadar hermeneutik filozoflarının insani bilimlerin üstünlüğü konusunda önerileri ve akıl yürütmeleri olmuşsa da pratik değildir. “Deneylenebilen sabit gerçeklik” anlamında kullanılan bilimselliğin doğa bilimlerinden yana olması, ister istemez “hakikat” kavramını kullanan sosyal bilimlerde “görecelilik” kavramının oluşmasına neden olmuştur. Bu çalışmada doğa bilimlerinin, sosyal bilimlerin önüne geçmesine neden olan “bilimsellik” kriterlerinin analizi ve bu analize göre bu kriterlerin sosyal bilimler için de kullanılmasının mümkün olup olmadığı ya da sosyal bilimlerde “bilimsellik” için nasıl bir kriterin kullanılması gerektiği tartışılmıştır.


Anahtar Kelimeler


bilimsellik, deney, hakikat, sınır koyma, çelişki, kanun

Yazar: Ahmet KAVLAK -
Sayfa Sayısı: 160-173
DOI: http://dx.doi.org/10.18020/kesit.1611
Kesit Akademi Dergisi
E-Mail Aboneliği

E-Bülten'e abone olarak güncel haberlerin mailinize gelmesini sağlayabilirsiniz

© Copyright Asos Eğitim Bilişim Danışmanlık / Akademik İletişim . Tüm Hakları Saklıdır.