






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Kesit Akademi, Yıl 2018 Sayı 15</title>
    <link>https://kesitakademi.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=224</link>
    <description>Kesit Akademi</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>ULUSAL BASIN HABER FOTOĞRAFLARINDA ALTYAZI SORUNU VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1400</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1400</guid>
      <author>Feyyaz BODUR</author>
      <description>Fotoğraf tek başına bir iletişim aracı olmakla birlikte, kodlanmış mesajların daha anlaşılır olması amacıyla açıklayıcı yardımcı ögelerle desteklenebilir. Gazetelerde kullanılan haber fotoğraflarına ilişkin bu tür açıklama yazıları “fotoğraf altyazısı” olarak tanımlanmaktadır.&#13;
Haber metni için fotoğraf ne ise, fotoğraf altyazısı da haber fotoğrafı için aynı öneme sahiptir.  Ancak haber fotoğrafı altyazıları çoğu zaman soru işaretleriyle doludur.&#13;
Makalede, günümüz gazetelerinde kullanılan haber fotoğrafı alt yazısı sorunlarına örneklerle değinerek, fotoğraf altyazısının nasıl olması gerektiği yine örneklerle açıklanmaya çalışıldı. Örneklem olarak alınan ulusal basının baskı sayısı en çok 5 gazetesinin birinci sayfa haber fotoğrafları ve bu fotoğraflara ilişkin yazılar tarandı.  Bu tarama sonucu tespit edilen haber, haber fotoğrafı ve fotoğraflara ilişkin yazıların analizleri yapıldı.&#13;
Fotoğraf altyazılarının (fotoğrafa ilişkin yazılar), fotoğraftaki yeri, fotoğrafla ilişkisi ve yazım kuralları açısından içerik analizleri yapıldı. Analizler sonucu tespit edilen olumlu ve olumsuz fotoğraf ve altyazıları örneklerinden yola çıkarak, nasıl olması gerektiğine ilişkin öneriler getirildi.&#13;
Günümüzde ulusal gazetelerin çoğunluğunun fotoğraf alt yazısı kullanma yöntemini terk ettiği görülmektedir. Bu terk edişe özellikle birinci ve arka sayfalarda rastlanmaktadır. Renkli baskı ve photoshop tekniğinin olanaklarını da kullanarak, fotoğraf alt yazısı yerine fotoğraf çerçevesi üzerinde uygun görülen, nesnelerin görüntüsünün yer almadığı boş alanlara habere ilişkin yazıların doldurulmasıyla yerine getirilmektedir. Bu tarz bir sayfa tasarımcılığı, fotoğrafın asıl değerinin anlaşılmasını zorlaştırmakta hatta fotoğrafın anlamının kaybolmasına neden olurken haber fotoğrafı ile ilişkin yazıları birbirlerini etkisiz hale getirmektedirler. Çoğu durumda fotoğraftaki bilgi, habercilik açısından yetersiz kalır, fotoğraf altı bu durumlarda fotoğrafın sunduğu bilgiyi tamamlamasıyla, fotoğrafın değerini de artırır. &#13;
&#13;
İncelenen örnekler de görüldüğü gibi, gazeteler farklı bir sayfa tasarımı ya da haber verme şekli yaratmak amacıyla gazetelerdeki fotoğraf ve fotoğraf altyazısının görünümü asıl amacın dışında farklı bir görünüme dönüşmüştür. Oysaki okuyucu fotoğrafı da haber yazısı gibi açıkça anlamak ister. Fotoğrafta kim kimdir, nerede, ne zaman, ne olmuştur fotoğraf bu bilgileri vermeli ve altyazısı da açıklamalıdır. Ayrıca fotoğrafı kaydeden foto muhabirinin adı fotoğraf altında yer almalıdır. Bugün sadece haber fotoğraflarında değil haber metinlerinin çoğunluğunda gazetecinin adı bulunmamaktadır.&#13;
?	Fotoğraf altyazı cümleleri yorum içermemelidir. Görüneni belirtmeli görünmeyenleri anlatmak yeni soru işaretlerini beraberinde getirebilir.&#13;
?	Fotoğraf alt yazısı fotoğrafta açıklama gerektirecek duruma yanıt olmalı. Altyazı bilgisi fotoğrafta görünenlerle çelişki yaratamamalıdır.&#13;
?	Özellikle uzmanlık gerektiren bilimsel ve spor terimleri ile ilgili açıklamalarda bu alanda bilgisi olanlardan yardım istenmeli.&#13;
?	Fotoğraf alt yazıları ya da açıklama yazıları, fotoğrafın görünümünü bozmamalı; Fotoğrafın değerini ve anlaşılmasını güçleştirecek biçimde fotoğraf üzerine veya boşluklarına yazılar yazılmamalı. Bu tür uygulamalar fotoğrafın değerini düşürdüğü gibi sahibine karşı da etik olmayan bir davranıştır. &#13;
Son aşamada sayfa tasarımcısının yetenekleri söz konusudur. Tasarım, gazetecilik sürecinin önemli bir parçası; süsleme değil, bir iletişim aracıdır.  Tasarımcı boş bir gazete sayfası ve iletilmek istenilen bir fikirler mozaiği ile işe başlar. Görevi bu mozaiği düzenli anlaşılabilir bir biçimde sunmaktır.&#13;
Getirilen öneriler zorunlu değil ancak uyulması sonucu gazete dediğimiz kitle iletişim aracının işlevini yerine getirmesinde başarı sağlayacak ve okuyucuya biçim ve içerik olarak nitelikli gazete sunacak önerilerdir.&#13;
Anahtar Sözcükler: Fotoğraf, Gazete, Haber Fotoğrafı, Fotoğraf Altyazısı</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>AZERBAYCAN HAVSIZ HALILARININ BİR GRUBU HAKKINDA ARAŞTIRMA</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1189</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1189</guid>
      <author>Sedef ACAR, Minara GULİYEVA</author>
      <description>Türkiye’de havlı yer yaygılarına genel olarak halı adı verilirken, hav içermeyenlere düz dokuma yaygılar adı verilmektedir.  Azerbaycan’da ise Türk yaygı kültüründen farklı olarak tüm yaygılar halı başlığı altında ele alınarak havlı ve havsız halılar olmak üzere iki grupta incelenmektedir. Azerbaycan’daki havsız halılar grubuyla ilgili az sayıda araştırma bulunmaktadır. Palaz, cecim, şedde gibi bu grup içinde yer alan eski örnekler çalışmanın konusunu teşkil etmektedir.  Azerbaycan havsız halılarının bu grubu üretildikleri coğrafi bölgeler, tarihçe, renk, desen ve teknik özellikleri açısından araştırılacaktır. Bu sayede Azerbaycan’da bu grupta bulunan yaygılarla, yakın isimlerle Türkiye’de üretilenler arasındaki benzerlikler ve farklılıkları belirlemek için temel bilgiler oluşmuş olacaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HALK EĞİTİM MERKEZLERİNİN EL SANATLARI EĞİTİMİNDEKİ ROLÜ VE ÖNEMİ</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1186</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1186</guid>
      <author>Ayşegül KARAKELLE ALPER, H. Feriha AKPINARLI</author>
      <description>Kendi ihtiyaçlarını karşılamak ve ihtiyaç fazlasını satarak gelir elde etmek amacıyla yapılan el sanatları, somut olmayan kültürel mirasın bir bölümünü oluşturmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı Halk Eğitimi Merkezleri de el sanatlarının pek çok alanında eğitim vermektedir. Bireylerin kendini geliştirmesi, bilim ve teknolojinin hızlı ilerlemesine bağlı olarak toplumun ekonomik, sosyal ve kültürel değişime uyum sağlayacak bilgi ve becerileri kazanmasında Halk Eğitimi Merkezleri önemli rol oynamaktadır. Teknolojik gelişmelere bağlı olarak gerileyen ve yok olma düzeyinde olan somut olmayan kültürel miraslarımızdan el sanatlarının yaşatılması ve gelecek nesillerle aktarılması önem taşımaktadır. Halk Eğitimi Merkezlerinde açılan kurslar,  el sanatlarının unutulmaması ve yaşatılması açısından önemli bir misyonu yerine getirmektedir. Bu makalede, Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Halk Eğitimi Merkezlerinin el sanatları konusunda düzenlediği kurslar ve kurslarda verilen eğitimlerin el sanatlarını yaşatmadaki rolü ve önemi açıklanmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>23 ŞUBAT 1880 TARİHLİ NEW YORK HERALD GAZETESİNE GÖRE ABDÜLAZİZ CİNAYETİNE BİR BAKIŞ</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1190</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1190</guid>
      <author>Mustafa Ali UYSAL</author>
      <description>Abdülaziz Osmanlı Devleti’nin zor zamanlarında tahta geçmiş bir padişahtır. Kanuni Sultan Süleyman’dan sonra gerilemeye başlayan devletin bu düşüşü Abdülaziz zamanında da devam etmiştir. Kardeşi Abdülmecid’in saltanatı süresince oldukça serbest bir hayat yaşadı ve itinalı bir eğitim gördü. Abdülaziz’in tahta çıktığı günlerde Osmanlı Devleti’nin durumu son derece karışıktı. Mali buhran son haddine varmış, Karadağ isyanı savaşa dönüşecek bir hal almıştı. Hersek eyaleti de büyük bir karışıklık içindeydi. Osmanlı devleti yoğun iç ve dış meseleler ile uğraşmaktaydı. Böyle bir dönemde Osmanlı Devletini yönetmeye çalışırken hayatı son bulmuştu. Ancak Abdülaziz’in intiharı veya öldürülmesi hadisesi günümüze kadar devam eden ve ara sıra çeşitli sebep ve vesilelerle aktüel hale gelen bir konudur. Bu mesele olaydan hemen sonra başlamış ve bu konuda pek çok şey söylenmiş ve yazılmıştır. Biz bu çalışmamızda 23 Şubat 1880 Pazartesi günü yayınlanmış olan New York Herald Gazetesine göre değerlendirme yapacağız.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KARAMAN BEYLERBEYLİĞİ KONAR-GÖÇERLERİNDE YAYLAK- KIŞLAK HAYATI</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1196</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1196</guid>
      <author>Ayşe Gül HÜSEYNİKLİOĞLU</author>
      <description>Osmanlı Devleti’ndeki göçebe grupların hayat tarzının en belirgin özelliği, hayvanlarıyla beraber yaptıkları mevsimsel yolculuktur. Bu hayat tarzıyla göçebeler, yerleşik halktan ayrılırdı. Yapılan göçün amacı hayvanları otlatmaktı. Bu nedenle yaylak – kışlak adı verilen mekânlar arası bir göç gerçekleştirirlerdi. Bu iki mekân arasındaki göç olayı coğrafyaya göre farklılık arz ederdi. Karaman Beylerbeyliği coğrafyasında bu göç bazen dört aşamada gerçekleşirdi. Bu aşamalar yaylak, kışlak ile yazlak ve güzlek adı verilen ara dönemlerden oluşmaktaydı. &#13;
Karaman konar-göçerlerine bu yaylak ve kışlak mekânları genellikle yurt olarak kaydedilmiştir. Dolayısıyla yaylak ve kışlak mekânlarıyla alakalı olarak konar-göçerlerin birbirleriyle çatışma yaşaması engellenmiş olmalıdır.  Bu bölgede konar-göçerlerin bazıları yerleşik yaşama daha yakın bir göçebelik benimsemişlerdir. Hayvancılığın dışında ziraat yapan bu grupların sahip olduğu mezralar da bulunmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İSLÂM DÜŞÜNCE TARİHİNDE FELSEFE KARŞITI TAVIRLAR</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1198</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1198</guid>
      <author>Turgut AKYÜZ</author>
      <description>İslam dünyasında felsefeye karşı takınılan tavırları üç başlık altında özetleyebiliriz. İlk grup, felsefeyi bir bilim faaliyeti olarak kabul edip savunanlardır. Bu bağlamda İbn Sînâ ve Fahreddîn er-Râzî gibi başlıca filozoflar esas alınacaktır. &#13;
İkinci grup ise felsefeye karşı olanlardır ki bunların değişik gerekçeleri ve farklı felsefe tanımları vardır. Çalışmada Gazzâlî ve İbn Teymiye gibi belli başlı düşünürler üzerinden konuyu ele almak istiyoruz. &#13;
Üçüncü grup ise eklektik olanlar yani felsefe ile İslami ilimleri uzlaştırmaya çalışanlardır. Fahreddîn er-Râzî, Kelam lehine bu faaliyeti yürütürken; İbn Rüşd’ün tavrı felsefeden yana olmuştur. Bir başka ifade Fahreddîn er-Râzî, Metafizik ve Mantık gibi ilimleri Kelam başta olmak üzere İslami ilimlere dahil ederken; İbn Rüşd, Kelam’ın aleyhine olarak Metafizik ve Mantığı savunmuştur.&#13;
Makalede ayrıca Descartes ve Kant örneği üzerinden Yeniçağ batı felsefesinde tartışılan “felsefe anlayışı”ndan hareketle son dönemde ülkemizde yapılan bazı tartışmalara da temas etmeyi amaçlıyoruz.&#13;
Çalışmada filozofların kendi eserleri esas alınacak; ihtiyaç halinde ikinci kaynaklara başvurulacaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KUR’AN’DA “KIYAMET” KARŞILIĞINDA KULLANILAN KAVRAMLARA EN ESKİ TÜRKÇE SÖZCÜK ÇEVİRİLERİNDEKİ YAKLAŞIMLAR ÜZERİNE</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1185</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1185</guid>
      <author>İsmail SÖKMEN</author>
      <description>İslâm dininin kutsal kitabı Kur’an’ın içeriği tematik olarak sınıflandırıldığında ortaya çıkan başlıkların şüphesiz en önemlilerinden birisi “kıyamet” konusudur. Ne zaman gerçekleşeceği belirtilmeyen fakat nasıl vukua geleceği bir kısım ayetlerde betimlenen bu olay Kur’an’da otuza yakın söz ve söz öbeği vasıtasıyla bildirilmiştir. Bunlar içerisinde sıklık bakımından önde olması dolayısıyla bu olayın bilinen ismi olan “kıyamet”, ismini çok anlamlı ?ame fiilinin “ayağa kalkmak” manasıyla ilişkili olan isim formu ?iyameh sözcüğünden almaktadır. Bu sözcük, Kur’an metninde daima yevmX’l-?iyameh şeklinde bir izafet terkibi içerisinde “gün” anlamına gelen yevm kelimesiyle birlikte görev almaktadır. Fakat metinde “kıyamet” kavramını karşılayan yalnızca bu terkip değildir. Bununla birlikte çoğunlukla yine yevm kelimesinin muzaf olduğu yevmu’l-?a??, yevmE’l-?isab, yevmX’l-fa?l gibi terkiplerle; bazen de es-sa?at, el-?a??a, el-?ari?ah gibi tek sözcüklük metonimilerle kıyamet kavramı karşılanmıştır. Bu metonimiler kıyamet gününün sıfatlarını belirtilip kendisinin kast edildiği söz ve söz öbekleri şeklindedir. Bu bildiride, en eski Türkçe Kur’an çevirileri olarak addedilen Rylands ve Türk İslâm Eserleri Müzesi 73 numaralı nüshalarda bu sözlükbirimlere verilen karşılıklar üzerinden bugünkü kıyamet algısının temelini oluşturan ortam değerlendirilmeye çalışılacaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MÜZİK ALANINDA ÜSTÜN YETENEKLİ BİR ÖĞRENCİNİN TANILANMA SÜRECİ</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1188</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1188</guid>
      <author>Mehmet Şahin AKINCI</author>
      <description>Her birey sosyal, duygusal, zihinsel ve fiziksel farklılıklara sahiptir. Birbirleri ile ilişkili olan bu özellikler farklı akademik başarı, bireysel ilgi ve yetenekleri de beraberinde getirmektedir. Resim, tiyatro, müzik gibi özel yetenek-sanat alanlarında ilerleme isteğinde olan ve yeteneğini kullanabilen bireyler özel veya resmi girişimler aracılığı ile gelişimlerini sürdürmektedirler. Bu alanlarda başarı ve yetenek açısından diğerlerine göre çok üst sınırda olabilen bireyler ile çok nadir olsa da karşılaşılabilmektedir. Müzik öğretmeni tarafından üstün yetenekleri fark edilen bir öğrenci için gerçekleştirilmiş olan tanılanma sürecinin aşamalarla anlatıldığı bu çalışmada sunulan açıklamaların örnek bir tanılama süreci olarak alan yazında yer alması, bu tür tanılama komisyonlarında görevler alabilecek eğitimcilere ve okul idarecilerine bilgiler sunulması, gerekli olabilecek durumlarda diğer tanılama süreçlerine yardımcı olabilecek deneyimlerin paylaşılması amaçlanmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE DİLBİLİM VE ALTALANLARI</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1194</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1194</guid>
      <author>Rifat OYMAK</author>
      <description>Dilin, uyarım, tasarlayım, üretim ve kullanım incelemeleri, dilin doğasına ilişkin temel dilbilimsel bilgilerin kümelendiği alanlardır. Bunların öncülü ise dil  edinimdir. Belirtilen alanların arasındaki bağıntı, bir ardışıklık, bir eklenme ile değil, içiçelik ile belirlenmektedir. Kullanım, dilin son ve somut evresidir. Anadili eğilimi/öğretimi, genel olarak, bu son, somut evre üzerinden yürütülmektedir. Uyarım, bu yazı sınırlığında dilin kullanım öncesi bağlamı olarak adlandırılabilir. Tasarlayım ise, uyarıma bağlı olarak, dilin devinime geçtiği alandır. Üretim, devinimin başladığı, kullanımın hemen öncesinde sonlanan süreçtir. Bu süreç, dilin, ses, sözcük, tümce gibi dilbilgisi alanlarını ve sözce, anlam, dildışı bağlam bireysel dil bireysel sözlükçe, seçme, yerleştirme gibi alanları kapsar. Kullanım ise, bunlara bağlı olarak, dilin ses ya da yazı ile toplumsal bağlama, dünyaya sunulduğu anlardır.  Çalışmada, adıgeçen alanlar ile anadili eğitimi öğretimi arasındaki bağıntı vurgulanmaya  çalışılmış, öneriler geliştirilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İSMET ÖZEL’İN “MATARAMDA TUZLU SU” ADLI ŞİİRİNDE ÖZNE’NİN İNŞASI</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1159</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1159</guid>
      <author>Nusret YILMAZ</author>
      <description>Ait olduğu toplumun değer yargılarına göre yetişen bireyin ilk çabası toplumsallaşmaktır. Toplumsallaşma sayesinde güven alanını inşa eden bireyin bu konumu, kişisel arayış sürecinin sonunda aşılır. Toplumsal bir nesne olmaktan kurtulup özneleşen bireye iki önemli araç yardımcı olur: eleştir ve özeleştiri. Hakikatin peşindeki özne ile geleneksel kültürün esiri olan kalabalıkların çatışması üzerine kurgulanan bu düzlemde, sanatçı, soylu yalnızlığı seçecek ve bu perspektiften meselelere bakacaktır. İsmet Özel’in Mataramda Tuzlu Su adlı şiirinde izlerini aradığımız özneleşme, ütopik göndermelere kapı aralayan bir arayışa karşılık gelir. Toplumsal bir yabancılaşmanın reddiyesi olarak da okuyacağımız bu şiirde, şairin betimlediği yolculuk, moderniteyle birlikte daha fazla anlam kazanan ben’in sahici inşasıdır. Şairin yabancılaşmış bir toplumda sahici ben’i arayışının bedeli ise yalnızlık olmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALINDA TAMAMLANMIŞ LİSANSÜSTÜ TEZLERİN ANALİZİ</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1178</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1178</guid>
      <author>Kürşad Emrah YILDIRIM, Ali YILDIRIM</author>
      <description>Araştırmada, Yüksek Öğretim Kurumu Ulusal Tez Merkezi’nin verileri kullanılarak, Kamu Yönetimi Anabilim Dalı’nda 2008-2017 yılları arasında tamamlanmış olan lisansüstü tezlerin bibliyometrik incelemesi yapılmıştır. Tamamlanan tezlerin yıllara göre dağılımı, yüksek lisans ve doktora tezlerinin sayısı, danışmanların unvanları ve kimler olduğu, sayfa sayıları, ait olduğu üniversiteler, bu tezlerin hangi bilim dalları ile ilişkili olduğu ve hangi konular üzerinde yoğunlaştığı bibliyometrik analiz ile değerlendirilmiştir. Çalışmada belirlenen yıllar için Kamu Yönetimi Anabilim Dalı’nda 1496 adet tez incelenmiştir. Kamu Yönetiminin disiplinler arası bir bilim dalı olduğu gerçeği tezlerin konu alanlarının incelenmesinde bir kez daha teyit edilmiştir. Özellikle Siyaset Bilimi ile olan ilişkinin tezlerin çoğunluğuna yansıdığı gözlemlenmiştir. Değerlendirme sonucunda elde edilen bulguların bu bilim dalında yapılacak olan tez çalışmaları için yol gösterici olması amaçlanmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRK KOMEDİ FİLMLERİNDE GERÇEĞİN KEŞFİ VE BİR ANLATI ÖGESİ OLARAK BAHT DÖNÜŞÜ “KEMAL SUNAL” ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1184</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1184</guid>
      <author>Mustafa AYDEMİR</author>
      <description>Komedi filmleri, seyir zevki ve izlenme sıklığı açısından Türk toplumunun önem verdiği bir anlatı yapısına sahiptir. Türk komedi filmleri arasında önemli bir karakter olarak en akılda kalan isimlerden birisi, Kemal Sunal ve “Şaban” karakteridir. Bu karakter ile çevrilen filmler aradan uzun yıllar geçmesine rağmen halen büyük beğeni toplamaktadır. Kemal Sunal’ın filmlerinde özgün ve halktan olan karakterinin başarılı olmasında etkili olan faktörlerden biri baht dönüşü olarak ifade edebileceğimiz karakter dönüşümünün etkisidir. Bu çalışmada, Kemal Sunal’ın filmlerinde baht dönüşünün türsel ve niteliksel açıdan film üzerinde nasıl etkili olduğu ve seyircilerin ilgisinin canlı tutulmasındaki temel gerekçeleri incelenmektedir. Kemal Sunal filmlerini örneklem içerisine alan bu çalışmada Freytag analizi uygulanmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>V. V. MAYAKOVSKİ’NİN ROSTA PENCERELERİ</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1187</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1187</guid>
      <author>Sevgi ILICA</author>
      <description>Rosta pencereleri (???? ?????) ilk Sovyet propaganda posterleridir. Ekonomik, siyasi, kültürel ve sosyal açılardan oldukça karmaşık bir süreç geçiren dönemin Rusya’sının güncel olaylarını yansıtan resim ve metinlerden oluşturulan bu posterler 1919-1922 yılları arasında Rus Telgraf Ajansı’nın sanat bölümünde çalışan şair ve ressamlar tarafından yaratılmıştır. Vladimir Vladimiroviç Mayakovski bu şair ve ressamlar arasında en dikkat çeken isimdir. Rosta pencerelerinin resim ve metinlerinin neredeyse tamamı Mayakovski’ye aittir. Rosta pencereleri Mayakovski’nin sanatında bir dönüm noktasıdır. Şair ilk kez doğrudan halka seslendiği Rosta pencereleriyle yeni bir şiirsel poster üslubu yaratır. Çalışmamızda Rosta pencerelerinin oluşum ve gelişim süreci aktarılıp, Mayakovski’nin posterlerinde işlenen konular ve şiirsel metinlerin özellikleri incelenecektir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>GELENEKSEL DANTEL MOTİFLERİNİN LAZER KESİM YÖNTEMİ İLE TEKSTİL YÜZEYİNE AKTARILMASI</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1143</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1143</guid>
      <author>Esra SEÇİM, H. Feriha AKPINARLI</author>
      <description>Tekstil ve süsleme teknikleri doğduğu coğrafyanın koşullarında şekillenirken, birçok farklılık içerisinde zengin bir yelpaze oluşturur. Ne yazık ki endüstrinin ve teknolojinin gelişmesi ticari bağlamda tekstili yüceltsede eski tekniklerin el işçiliğindeki kültürel ve estetik değerlerini gölgede bırakarak unutulur hale getirmiştir. Bu bağlamda tekstil tasarımcılarına kültürel değerleri yaşatmak ve günümüz modern çağa uyarlamak gibi önemli bir sorumluluk düşmektedir.  Geçmişten günümüze tekstil sektöründe kullanılan üretim yöntemleri ve malzeme tekstilin bütün ürünlerinde ve ürün biçimlerinin oluşmasında etkin rol oynamıştır. Üretim yöntemlerinin ve malzemenin sağladığı olanaklar doğrultusunda tekstil ürünleri biçimlendirilmiştir. Günümüzde geliştirilen modern üretim yöntemleri tasarımcılara pek çok avantajlar sağlamaktadır. Bu yöntemler sayesinde tekstilde daha önce kullanılamayan malzemeler, desenler şekillendirilmekte ve tasarımcılar bu sayede tekstil ve moda dünyasına yenilikler kazandırmaktadır.Bu çalışmada geleneksel dantel motiflerinin modern üretim yöntemi olan lazer kesim ile bir tekstil ürününde kullanılabilirliğini ortaya koymak çalışmanın problemini oluşturmaktadır. Bu amaçla; seçilen dantel motiflerinin şekillendirilerek lazer kesim yöntemiyle farklı yüzey tekstillerine aktarılması ve bir ürüne dönüştürülmesi süreç olarak ortaya koyulmaya çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İNTERNET BANKACILIĞINDA E-HİZMET KALİTESİNİN MÜŞTERİ E-MEMNUNİYETİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ VE E-HİZMET TELAFİ KALİTESİNİN KULLANILMASI</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1154</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1154</guid>
      <author>Özge ŞAHİN, Nil Esra DAL , Nazmiye DOĞDU , Nihat YUVA</author>
      <description>Gelişen teknolojiyle birlikte bankacılık sektöründe rekabet artmaktadır, bankalar daha kolay ve hızlı hizmet sunarak rekabet avantajı sağlamaya çalışmaktadır. Kullanıcıların internet bankacılığını nasıl algıladığı ve kullandığı önemli bir konudur. İnternet bankacılığı kullanıcılarının e-hizmet kalitesi, e-memnuniyet ve e-hizmet telafi kalitesi hakkındaki tutumları ölçülmeye çalışılmıştır. 541 katılımcıya, kolayda örnekleme metoduyla online anket uygulanmıştır. Verilerin analizinde; güvenilirlik, faktör, ve korelasyon analizleri, ANOVA ve MANOVA testleri yapılmıştır. Çalışmada bankanın sunduğu e- hizmet, kullanıcıların; cinsiyet, yaş, eğitim durumları ve internet kullanım süreleri açısından incelenip aralarındaki ilişkiler üzerinde durulmuştur. E-Hizmet ile E-Memnuniyet ve E-Hizmet Telafi Kalitesi ile E-Memnuniyet arasındaki ilişkilere değinilmiştir. Katılımcıların %93,7’si internet bankacılığına cep telefonundan bağlanmaktadır ve en çok hesap izleme işlemini kullanmaktadır. İnternet bankacılığı kullanım oranlarına bakıldığında kamu çalışanı ve özel sektör çalışanları arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir. Katılımcıların demografik özelliklerine bakılarak bankanın sunmuş olduğu e-hizmet kalitesi incelendiğinde anlamlı bir farklılığın olmadığı ve katılımcıların genelinin ifadelere olumlu yönde tutumlara sahip oldukları anlaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ZEMAHŞERÎ VE EBÛ HAYYÂN TEFSİRLERİNİN İ’CÂZU’L-KUR’ÂN AÇISINDAN KARŞILAŞTIRILMASI</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1182</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1182</guid>
      <author>Fatma DURSUN, Eyüp YAKA</author>
      <description>Zemahşerî (ö. 467/1075) ve Ebû Hayyân (ö. 745/1344) farklı asırlarda yaşamalarına rağmen kendi dönemlerinde Arap dilindeki kabiliyet ve vukûfiyetleriyle ön plana çıkmışlardır. Zemahşerî'nin tefsiri Keşşâf dirayet tefsiri iken Ebû Hayyân’ın el-Bahru’l-muhît’ı rivayet tefsiridir. Dil ve belağat açısından öne çıkmış bu iki önemli tefsir müellifinin eserlerinde tefsir ilimlerinden İ’câzü’l-Kur’ân hemen göze çarpmaktadır. Zira her iki müellif de Kur’an’ın lügat, nahiv, belagat ve i’câz yönlerinden incelenmesine büyük önem vermiştir. Çalışmamızda bu iki farklı tefsir çeşidinde İ’câzü’l-Kur’ân konusunun nasıl ele alındığı hakkında incelemelere yer verilecektir. Ayrıca bu iki tefsirde, İ’câzü’I-Kur’ân'ın hangi alt konu başlıkları (dil, üslup, ğayb haberleri, tabiat ilimler vb.) altında ele alındığı tespit edilmeye çalışılacaktır. Dil açısından öne çıkmış bu iki eserde başka hangi Kur’ân ilimlerine yer verildiğine dair bilgilere kısaca değinilecektir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TEKSTİL TASARIMINDA YENİLİKÇİ YAKLAŞIMLAR: 3B YAZICILARLA DENEYSEL ÇALIŞMALAR</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1183</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1183</guid>
      <author>Fatma BULAT, Fatma Nur BAŞARAN</author>
      <description>Teknolojideki değişimin devrim yaratacak boyutlarda hızlanması inovatif üretim yöntemlerini ortaya çıkarmaktadır. Bu üretim yöntemlerinin sektörde kullanılabilmesinin önünü açmak, sektörü bu alanlarda cesaretlendirmek ve akademik deneyimleri sektörle paylaşmak sonucunu doğurmuştur. Bu uygulamalar sonucu ortaya çıkan tasarımlar yeni ufuklar açıp ilham verici olurken, tasarım süreçleri ile ilgili metodolojik bilgi, kaynak eksikliği ve belirsizlik bu inovatif yöntemlerle ilgili yeni girişimlerde kısıtlayıcı olabilmektedir. Bu çalışmada, 3B yazıcıları kullanarak özgün tekstil yüzey tasarımları ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında deneysel yöntemlerle tasarlanan tekstil yüzeyleri 3B üretim yöntemleriyle üretilmiştir. Üretim aşamasında 3B üretim metotlarından FDM, SLA ve SLS, üretim malzemesi olarak da PLA, PA ve Tango Black kullanılmış, ulaşılan olumlu/olumsuz sonuçlar değerlendirilmiştir. 3B yazıcı teknolojisinin yenilikçi tekstil tasarımında ve üretiminde kullanılmasının tasarımcılara sınırsız fırsatlar sunabileceği, yenilikçi yaklaşımla yürütülen çalışmadan ortaya çıkan bilgi ve tecrübelerin konuyla ilgilenen araştırmacılara yararlı olacağı düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU ÖĞRENCİLERİNİN HASTA VE ÇOCUK HAKLARI BİLGİ DÜZEYLERİNİN BELİRLENMESİ</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1197</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1197</guid>
      <author>Hamdi ÖZTÜRK, Deniz AKALIN , Hakan AVAN</author>
      <description>Çocuk Hakları Sözleşmesi Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda Kasım 1989 tarihinde kabul edilmiştir. Toplumun her bireyinin toplumsal alanda hakları bulunmaktadır. Bu hakların en önemlilerinden bir tanesi de hasta haklarıdır. Hasta hakları olarak öncelikle; insan olarak saygı görme, optimal düzeyde sağlık hizmeti alma, bilgilendirilme, tıbbı işlemlerde onay alınması, özel hayata ve mahremiyete saygı gösterilmesi ve bakımın devamlılığının temin edilmesi gelmektedir. Ülkemizde hasta haklarını 1998 yılında yayınlanan bir yönetmelik ile uygulamaya geçirmiştir. Hasta haklarının ana hedefi hastanın tıbbı, fiziksel ve ruhsal olarak desteklenmesi ve toplumsal olarak daha güçlü bireyler elde etmektir. Bu çalışmada hastanede yatan çocuk hastanın yakınlarının hasta ve çocuk hakları bilgi düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Kesitsel tanımlayıcı türde planlanan araştırma Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğrencileri ile Mart-Nisan 2018 tarihleri arasında yapılmıştır. Öğrencilerin hasta ve çocuk hakları düzeylerinin belirlenmesine yönelik yapılacak araştırma da kullanılacak anket soruları katılımcılara yüz yüze görüşülerek 5-10 dakika arasında doldurulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>REŞAT NURİ GÜNTEKİN’İN MİSKİNLER TEKKESİ ADLI ROMANINDA ve BERTOLD BRECHT’İN BEŞ PARALIK ROMAN ADLI ROMANINDA DİLENCİLİK ALGISININ KARŞILAŞTIRILMASI</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1192</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1192</guid>
      <author>Hamdiye Hale ÖZCAN</author>
      <description>Dilencilik ve dilenciler daima, insanlık tarihinde bir pürüz olarak algılanmışlardır. Bu nedenle insanlığın ortaya koyduğu eserlere de çok fazla konu olmamış, görmezden gelinmişlerdir. Bertold Brecht ve Reşat Nuri Güntekin, bu yüz çevirmeye karşı bir duruş sergileyerek Beş Paralık Roman ve Miskinler Tekkesi’nde dilencilerin gündelik yaşamlarına ışık tutmuş, bilmediğimiz bu gizemli hayat tarzının perdelerini aralamışlardır. Çalışmada bu iki romanın karşılaştırılması yapılarak dilencilerin gündelik yaşamları, benzerlikler ve farklılıklar açısından değerlendirilmiş, mecburiyetten profesyonelliğe doğru dilenciliğin meslekleşmesi üzerinden bir dilencinin dilenci olma süreci ortaya konulmuştur. Bu konular üzerinden toplumsal bir kimlik okuması gerçekleştirilmiştir. Bu sayede Batı ve Doğu toplumlarının kültürel belleğinde dilencilik kavramını karşılaştırmaya imkân verilmiştir. Dilenciliğin her iki romanda da sosyal bir problem olarak nasıl ele alındığı açıklanmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>AK PARTİ DÖNEMİ TÜRKİYE-SURİYE İLİŞKİLERİ</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1193</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1193</guid>
      <author>Selami KÖKÇAM</author>
      <description>Bu makale, 90’lı yılların sonunda normalleşmeye başlayan Türkiye-Suriye ilişkilerini Ak Parti iktidarları ile sınırlandırarak okumaya çalışmaktadır. Çalışma, iki ülke ilişkilerinin normalleşme ve gelişme süreçlerini ele alırken, 2011 sonrası hızla kötüleşen ilişkilerin altında yatan temel argümanlara odaklanmıştır. &#13;
Türkiye- Suriye ilişkileri iki ülke iktidarlarında yaşanan değişimlerin getirdiği dinamizmden doğrudan etkilenmiştir. Beşar Esad’ın iktidarı ile birlikte ülke içinde ve Lübnan’da sergilediği ‘batı ile çalışmaya yakın’ tutumu ile Ak Parti’nin izlediği aktif AB politikası ilişkilerin geniş perspektiften bir mecra bulduğunun açık göstergesi olmuştur.&#13;
Bunların yanında, Suriye’nin uzun yıllar biriktirdiği demokratik, sosyolojik ve ekonomik sorunlar Türkiye ile tarihi bir bağa sahip olagelmiştir. 2011 başında başlayan olaylar sonrası iki ülke ilişkileri hızlı şekilde kopmuştur. &#13;
İlişkiler, Türkiye’nin tarihi bağlarının olduğu sorunlarla yakınlaşması, Suriye’nin ise tarihi ortakları ile bağlarını güçlendirmesi ile sonuçlanmıştır. Suriye iç savaşının Esad rejimi lehine sonuçlanmaya başlaması, ilişkilerin Cenevre ve Astana süreçleri ile doğrudan olmayan müzakereler üzerinden yürütülmesine olanak sağlamıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÂŞIK TARZI ŞİİR GELENEĞİNDE DİN VE TASAVVUF: SEFİL SELİMÎ ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1378</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=1378</guid>
      <author>Abdulhamit TOPRAK</author>
      <description>Âşık tarzı şiiri, Türk edebiyatının önemli kaynaklarından biridir. Türk edebiyatının, doğaçlama yoluyla icra edilen kaynaklarından biri olan âşık tarzı, geçmişten günümüze değerli pek çok âşıkın yer aldığı bir kaynak veya şube olarak değerlendirilebilir. İrticalî (doğaçlama) bir söylemin/icranın egemen olduğu âşık tarzında, âşık bazen aşkına ve sevgisine, bazen de dinî ve tasavvufî duygularına yer verir. Âşık tarzı şiirin önemli âşıklarından biri olan Sefil Selimî şiirlerinde, mensup olduğu toplumun duygu ve düşüncelerine, dinî ve tasavvufi konulara yer vermiştir. Sivaslı bir âşık olan Sefil Selimî’nin din ve tasavvufla ilgili pek çok şiiri vardır. Allah dostlarının sohbetlerini dinleyerek âşık olduğunu söyleyen Sefil Selimî’nin, yetişme tarzının şiirleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu söylenebilir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


