






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Kesit Akademi, Yıl 2025 Sayı 44</title>
    <link>https://kesitakademi.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=3710</link>
    <description>Kesit Akademi</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>11 Eylül Saldırıları Sonrası Terörizm Algısı ve ABD’nin Korku Çekiciliğine Dayalı Propaganda Çalışmaları</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87142</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87142</guid>
      <author>Mehmet Berk DENİZSumru KALELİ </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: Calibri; color: black; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;Amerika Birleşik Devletleri’nde El- Kaide tarafından 2001 yılında gerçekleştirilen 11 Eylül Saldırılarının etkilerini anlamak; çağımızın uluslararası ilişkiler yapısını kavrayabilmek adına elzemdir. Bu çalışma, söz konusu saldırıların ardından şekillenen söylem ve propaganda süreçlerini, korku çekiciliği bağlamında incelemeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla dönemin Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George W. Bush’un Birleşmiş Milletler Genel Kurullarında yaptığı konuşmalar analiz edilmiştir. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: Calibri; color: black; mso-ligatures: standardcontextual; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;Bu çalışmada ABD’nin 11 Eylül sonrası politikasındaki dış politika söyleminde korku çekiciliği ögeleri vasıtasıyla nasıl propaganda yapıldığı analiz edilmiştir. Analiz edilen konuşmalar George W. Bush’un başkanlık dönemi boyunca (2000-2008) Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda gerçekleştirdiği konuşmalar ile sınırlandırılmıştır. Araştırma yöntemi olarak eleştirel söylem analizi yöntemi kullanılmıştır.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: Calibri; color: black; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt; Çalışmada; analiz edilen konuşmalar korku çekiciliği bağlamında değerlendirildiğinde 3 başlık (öğe) olarak incelenmiştir.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Bunlar; 1) Terör tehdidinin tüm ulusları ilgilendirmesi ve terörle mücadeleye katılmayan/ teröre destek veren ulusların bedel ödeyecek olması, 2) kitle imha silahlarının yayılması ve teröristlerin eline geçmesi, 3) &lt;span style="mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;Irak’ın kitle imha silahları, uzun menzilli füzeler ve nükleer silahlar geliştirip terörü destekleyerek bölgedeki istikrarı/dünyayı tehdit etmesi.&lt;/span&gt; Konuşmalar incelendiğinde, Bush’un terör algısını yeniden şekillendirerek terörle tüm ulusların baş başa kalabileceğini vurguladığı, medeni ulus vurgusu ile teröristleri ve destekçilerini ötekileştirmeyi (şeytanlaştırma)&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;amaçladığı göze çarpmaktadır. Ayrıca, Afganistan’da Taliban,&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Irak’ta Saddam Hüseyin örneklerini kullanarak caydırıcılık stratejisi kullanmış ve terörü destekleyenlerin sonunun bu şekilde olacağını vurgulamak suretiyle korku çekiciliği ögesini kullanmıştır. Ayrıca Bush, Irak’ın kitle imha silahları bulundurmakla ilgili verdiği taahhütlere uymadığını iddia ederek gerçekleştirmeyi planladığı müdahaleyi dünya kamuoyunda meşru kılmak için konuşmalarını tarihsel analojiler ile desteklemiş, müdahalelerinin meşruiyetini sağlamada korku çekiciliğinden faydalanmıştır. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Karaköy’de Cephesi Art Nouveau ve Neobarok Üslubunda Tasarlanmış Bir Yapı: Hezaren Han</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82481</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82481</guid>
      <author>Ali Murat AKTEMUR</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="mso-para-margin-top: 1.2gd; mso-para-margin-right: 0cm; mso-para-margin-bottom: 0cm; mso-para-margin-left: 0cm; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; mso-pagination: widow-orphan; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto; margin: 14.4pt 0cm 0cm 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif;"&gt;İstanbul’un Karaköy/Galata semtinde, Voyvoda (Bankalar) caddesinde yer alan 1903 tarihli Hezaren Han’ın mimarı Alexandre Vallaury’dir. Tarihi süreçte çeşitli şirketlere ve kuruluşların sahiplendiği yapı, beş katlı bir mimari kuruluş gösterir. Yapının güneybatı ve kuzeydoğu cepheleri açık, kuzeybatı ve güneydoğu cepheleri ise komşu binalarla bitişik nizamda olduğu için kapalıdır. Yapıya cephe düzenlemesi açısından mimari karakterini kazandıran cephesi,Voyvoda (Bankalar) Caddesi’ne açılan güneybatı cephesidir. Yapının ana simetri eksenini birinci kattan çatıya kadar yükselen cumba oluşturmaktadır. Cumbanın sağ ve sol kanadında olmak üzere her katta farklı pencere düzenlemeleri dikkati çeker. Pencere formları, alınlıklar, rozetler, kartuşlar ve saçak düzenlemeleri cepheye zengin bir gösteriş kazandırmaktadır. Korint tarzı plasterler ile volüt formlu ve kenger yaprağı motifleriyle bezeli Neobarok konsollar, geometrik ve nebati motiflerin sentezinden oluşturulmuş Art Nouveau tarzı bezemeler cepheye hareketli bir görünüm kazandırmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif; color: windowtext;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: windowtext;"&gt;Pencerelerin profilli yuvarlak kemer alınlıklarının aşırı plastik bir biçimde öne doğru taşıntı yapması, alınlık tablalarındaki rozetlerin, alınlıkları kilit noktalarından parçalaması ve böylece ortaya çıkan kırık hatlı kilit noktalarında, kırılan uçları volüt biçiminde sonlanan alınlık uygulamaları, Neobarok cephe ögelerini akla getirir. Pencere alınlık tablalarında yer alan yüzeyden aşırı kabarık kartuşların ortalarında işlenmiş ve natürel bitki motifleriyle çerçevelenmiş motiflerin böcek mi yoksa bitki mi olduğu anlaşılamamaktadır. Tabiattaki böcek ve bitki motiflerinin sentezinden ve stilizasyonundan oluşan türü tam anlaşılamayan süslemeler Art Nouveau üslubunun ana karakterini yansıtır. Hezaren Han Neobarok ve Art Nouveau mimari üsluplarının bir arada uygulandığı en önemli mimarlık örneklerinden biridir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Müzik Dokusunun Ana Türleri ve İşlevleri</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86549</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86549</guid>
      <author>Ayna İSABABAYEVA APAYDIN</author>
      <description>&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: black; mso-themecolor: text1; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;Bir müzik eseri, her şeyden önce, yazılabilen, okunabilen ve yorumlanabilen bir metindir. Latince metin "bağlantı", "kumaş" anlamına gelir ve bu terimin özünü - belirli bir bilgiyi iletmek için bireysel işaretlerin birleşmesini - ifade eder. Tıpkı diğer metinler gibi, bir müzik metni de belirli ilişkiler içinde bulunarak belirli bir anlam yaratan işaretler (notalar ve yardımcı semboller) içerir. Müzik metninde işaretler hem ardışık (dikey) hem de eşzamanlı (yatay) olarak birbirleriyle ilişkili olabilir. Sadece sıralı bir ilişkiyle, müzikal doku tek seslidir (monofoni). Yatay metin satırına dikey olarak işaretler eklendiğinde, müzik çok sesli hale gelir (geniş anlamda). Metnin ses hatlarının doğasına ve hiyerarşisine bağlı olarak, müzikal doku farklı özellikler kazanabilir: homofonik, heterofonik, polifonik, vb.&amp;nbsp;Bu çalışma, müzik metni, müzik dokusu kavramlarını, yatay ve dikey işaret sistemleri olarak ilişkileri içinde incelemekte ve farklı dönem ve türlere ait müzik materyali örnekleri üzerinde çeşitli müzik dokusu türlerine örnekler sunmaktadır.&lt;br style="mso-special-character: line-break;"&gt;&lt;!-- [if !supportLineBreakNewLine]--&gt;&lt;br style="mso-special-character: line-break;"&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ambarlı Köyiçi’nin Mekânsal Dönüşümünde Kentsel ve Mimari Tasarım Yaklaşımları</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86787</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86787</guid>
      <author>Semih Göksel YILDIRIM </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0cm 35.45pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 8.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;Bu çalışma, İstanbul’un Avcılar ilçesinde yer alan Ambarlı Köyiçi yerleşiminin mekânsal iyileştirilmesine yönelik stratejilerin, mimarlık bölümü diploma projeleri üzerinden değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Araştırmada, 2025 bahar döneminde yürütülen diploma stüdyosundaki projelerden, belirli kriterlere göre seçilen dokuz proje analiz edilmiştir. Yöntem olarak, mevcut literatür ve benzer ölçekli projelerden türetilen altı değerlendirme kriteri doğrultusunda (çok ölçekli analiz, kamusal alan sürekliliği, kimlik ve kültürel uyum, sosyal mekân kurgusu, iklim ve çevreye duyarlı tasarım, bina kütlesi ve sokak ilişkisi) gözlemsel değerlendirmeye dayalı nitel bir analiz gerçekleştirilmiştir. Bulgular, diploma stüdyosu projelerinin yalnızca bir akademik tasarım süreci olmadığını, aynı zamanda yerel yönetimlerin mekânsal politika geliştirme süreçlerine yön verebilecek somut ve uygulanabilir stratejiler ürettiğini göstermektedir. Özellikle kamusal alan sürekliliği ve çok ölçekli planlama kriterlerinde yüksek başarı düzeyine ulaşılmış, buna karşın iklim ve çevresel duyarlılık kriterinde göreli bir zayıflık gözlenmiştir. Çalışma ayrıca, danışman gözlemlerine dayalı değerlendirmenin getirdiği sınırlılıkları tartışmakta ve gelecekteki çalışmalarda çoklu değerlendirme yaklaşımlarının kullanılmasına yönelik öneriler sunmaktadır. Sonuç olarak, bu araştırma, mimarlık eğitiminden elde edilen çıktılar aracılığıyla sürdürülebilir dönüşüm politikalarına katkı sağlayabilecek bir model önermekte; kuramsal çerçeveyi, pratik tasarım süreciyle bütünleştirerek yerel yönetimler için uygulanabilir bir referans seti ortaya koymaktadır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>The Adventure of Translation from Past to Present</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82812</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82812</guid>
      <author>Nail HOŞCAN Erkan TÜRKSEVEN </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bu çalışmanın temel amacı, sosyal turizmin Türkiye’nin ulusal politika belgelerinde nasıl konumlandığını ve nasıl işlediğini incelemektir. 1950’li yıllarda sosyal turizm kavramının ortaya çıkmasından bu yana, dünyada kitle turizminin hızla yaygınlaşması, sosyal devlet anlayışındaki dönüşümler, neoliberal ekonomik politikaların etkisi ve sürdürülebilirlik yaklaşımlarının gelişimi gibi çeşitli konjonktürel değişimler yaşanmıştır. Sosyal turizmin kamu politikalarında yerleşik bir uygulama olduğu ülkelerde, bu yaklaşımın avantajları sürekli olarak vurgulanmakta ve daha geniş planlama süreçlerine stratejik olarak entegre edilmektedir. Bu uluslararası eğilimler, Türkiye’deki ulusal turizm politikalarının yönünü ve önceliklerini kayda değer biçimde etkilemiştir. Turizm gelişimini teşvik etmeye yönelik daha geniş hedeflerle uyumlu olarak, hükümetler sosyal turizmi yalnızca iç turizmi desteklemek için değil, aynı zamanda kapsayıcılığı artırmak ve katılımı genişletmek amacıyla da benimsemiştir. Bu nedenle, erken dönem girişimlerde sosyal turizm hem bir araç hem de bir amaç olarak konumlandırılmış; turizm planlamasında eşitlikçi bir bakış açısını yansıtmıştır. Bu çerçevede, Türkiye’de sosyal turizm büyük ölçüde turizmle ilgili altyapıya yapılan yatırımları öne çıkaran arz yönlü politikalarla biçimlenmiştir. Bununla birlikte, bireylere yönelik doğrudan ve dolaylı finansal destek gibi talep yönlü tedbirler de, daha sınırlı ölçüde olmakla birlikte uygulanmıştır. Türkiye’de sosyal turizmin gelişimini izlemek amacıyla, bu çalışma doküman analizi yöntemine dayalı kapsamlı bir inceleme yürütmektedir. Hem akademik literatürden hem de resmî hükümet kaynaklarından yararlanarak, Kalkınma Planları, Türkiye Turizm Stratejisi 2023 ve 2007&amp;ndash;2013 Eylem Planı gibi temel politika belgeleri eleştirel bir biçimde değerlendirilmektedir.</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kültürel Miras Alanlarında Etkileşimli Tasarım Uygulamaları:  Arslantepe Höyüğü Örneği</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86962</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86962</guid>
      <author>Özge KAYAKader SÜRMELİ </author>
      <description>&lt;p dir="ltr" style="text-align: justify;"&gt;Kullanıcının esere dahil olduğu durum günümüz tasarım anlayışının en belirgin özelliklerden biridir. Etkileşimli tasarım olarak nitelendirilen bu tasarım türünün pek çok alanda uygulandığı görülmektedir. Kültürel miras alanlarında oldukça yer edinen bu yöntemin, tarihi unsurların görselleştirilmesinde ve dijital ortama aktarılmasındaki rolü gün geçtikçe artmaktadır. Bunun yanı sıra, görsel sanatlar bağlamında da etkileşimli tasarım, estetik deneyimi zenginleştiren ve izleyiciyle eser arasında yeni bir iletişim biçimi kuran bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır. Bu makale, kültürel miras alanlarında etkileşimli tasarımın rolünü Arslantepe Höyüğü örneği üzerinden incelemektedir. Etkileşimli tasarım; ziyaretçilere yönlendirme, bilgi aktarma, mekânla etkileşim kurma ve görsel anlatı unsurları ile bütünleşme imkânı sunarak tarihi alanların daha anlamlı bir şekilde deneyimlenmesine olanak tanımaktadır. Arslantepe Höyüğü gibi önemli arkeolojik alanlarda etkileşimli tasarım uygulamalarının nasıl kullanılabileceği ve nasıl tasarlanabileceği tartışılmıştır. Çalışma kapsamında örnek bir prototip geliştirilmiş ve etkileşimli tasarım örneklerine yer verilmiştir.&#13;
&amp;nbsp;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Moda Tasarımı Eğitiminde Yenilikçi Yaklaşımlar ve Proje Örnekleri</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82768</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82768</guid>
      <author>Nurdan KUMAŞ ŞENOL</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; margin: 6.0pt 1.0cm 0cm 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;Küresel ölçekte yaşanan teknolojik dönüşüm, iklim krizi, toplumsal cinsiyet eşitliği talepleri ve dijitalleşme süreçleri, moda tasarım eğitimini de doğrudan etkilemektedir. Günümüz moda eğitimi, yalnızca teknik becerilerin öğretildiği bir yapıdan çıkıp; problem çözme, etik üretim, disiplinler arası iş birliği ve dijital okur yazarlık gibi yetkinlikleri de kapsayan çok yönlü bir yapıya dönüşmektedir. Kısaca moda tasarım eğitimi, hızla değişen teknolojik ve sosyo- kültürel koşullarla birlikte bir dönüşüm geçirmektedir. Bu dönüşüm, öğretim yöntemlerinden içerik planlamasına kadar birçok alanda yenilikçi yaklaşımları da beraberinde getirmiştir. Moda endüstrisinde yaşanan dijital dönüşüm, eğitim sistemini de dönüştürmektedir.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Moda tasarımı eğitiminde dijital teknolojilerin entegrasyonu, öğrenme süreçlerini hızlandırmakta ve sürdürülebilir üretim modellerini desteklemektedir. Bu çalışmada, moda eğitiminin geleneksel yapısından uzaklaşarak dijitalleşme, sürdürebilirlik, disiplinlerarasılık ve deneyimsel öğrenme ekseninde yeniden şekillenişi ele alınmıştır. Ayrıca bu yenilikçi yaklaşımların öğrenci becerilerine, öğretim yöntemlerine ve sürdürülebilirliğe olan katkısı da değerlendirilmiş, öneri niteliğinde projelere yer verilmiştir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Cumhuriyet Döneminde Sümerbank ve Lâdik Halıları </title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86981</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86981</guid>
      <author>Mehmet DOĞAN</author>
      <description>&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: Calibri; color: black; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;Bu çalışma, Türkiye’nin sanayileşme sürecinde ekonomik kalkınma ile kültürel mirasın korunması arasındaki ilişkiyi araştırarak, Sümerbank’ın Lâdik halıcılığı üzerindeki etkilerini incelemektedir. Lâdik halıları, Osmanlı saray seccadelerinin zarif ve doğal motif anlayışını Konya yöresine özgü kompozisyon ve renk düzenlemeleriyle birleştiren, yüksek teknik ustalık ve estetik değer taşıyan geleneksel el sanatları ürünleridir. Araştırmanın örnekleminde, Türkiye’nin farklı illerinde faaliyet gösteren el dokuma halıcı esnafından temin edilen beş özgün Lâdik halı, renk paleti, motif çeşitliliği, dokuma ve düğüm teknikleri, malzeme özellikleri ve dokuma sıklığı açısından incelenmiştir. Halıların üretim süreçleri, tarihsel bağlamları ve desen anlayışları üzerine yapılan değerlendirmeler bu eserlerin hem kültürel hem de sanatsal açıdan taşıdığı önemi ortaya koymaktadır. Araştırma sürecinde, Sümerbank arşivleri, dönem belgeleri, akademik yayınlar ve saha gözlemleri birlikte kullanılmıştır. Bulgular, özellikle Cumhuriyet’in ilk yıllarında Sümerbank’ın uyguladığı sanayi politikalarının, geleneksel halıcılığın korunması ve modern üretim standartlarıyla buluşturulmasında kritik bir rol oynadığını göstermektedir. Sümerbank’ın kurduğu atölyeler, teknik standartlaşmayı sağlamış, ürün kalitesini artırmış ve yerel üreticilere hem iç piyasada hem de uluslararası pazarlarda erişim imkânı sunmuştur.&lt;strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt; Sonuç olarak, günümüzde üretimi büyük ölçüde azalmış olan Lâdik halıları, sahip oldukları estetik, teknik ve kültürel değerleriyle Anadolu el sanatlarının önemini göstermeye devam etmektedir. Bu bağlamda, Sümerbank’ın tarihi katkıları, kaybolma tehlikesi altındaki bu zanaat geleneğinin belgelenmesi ve korunması açısından örnek bir uygulama olarak değerlendirilebilir. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Behiştî Ahmed’in İskendernâme Adlı Eserinde Kadim Tıp</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=83054</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=83054</guid>
      <author>Mustafa YİĞİT</author>
      <description>&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: major-bidi; color: black; mso-font-kerning: 1.0pt; mso-ligatures: standardcontextual; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;Bu çalışma, 16. yüzyıl başlarında Behiştî Ahmed Sinan tarafından kaleme alınan 5781 beyitlik İskendernâme mesnevisini, kadim tıp anlayışı odağında incelemektedir. Eser, İskender'in fetih ve kahramanlık anlatısının ötesinde, İstanbul'daki saraylar ve önemli yapılarla kültürel-ideolojik bir derinlik kazanırken, özellikle Hipokrat'ın ağzından İskender'e sunulan sağlık tavsiyeleriyle dikkat çeker. Bu bölüm, dönemin tıbbî bilgi birikimini ve humoral patoloji teorisini yansıtarak, bedenin denge (mîzan) üzerine kurulu olduğu temel anlayışını ortaya koyar. Tavsiyeler arasında çok yemenin ve aşırıya kaçan diğer eylemlerin zararları gibi günlük sağlık pratiklerine dair öğütler bulunur. Çalışma, Behiştî'nin eserindeki tıbbî referansların, İslam tıp geleneği (İbn-i Sina, Râzî) ve Tıbbü'n-Nebevî gibi kaynaklarla ilişkisini de değerlendirir. Böylece İskendernâme, dönemin tıp anlayışının edebî bir formda nasıl harmanlandığını göstermektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eski Türkçede Fiilden İsim Yapan -gAk Ekinin Etimolojisi</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86592</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86592</guid>
      <author>Mustafa AY</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; margin: 6.0pt 1.0cm .0001pt 1.0cm;"&gt;&lt;span style="mso-bidi-font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: windowtext; background: white;"&gt;Bu çalışmada, Eski Türkçede fiil kök ve gövdelerine gelerek isim türeten &lt;em&gt;-gAk&lt;/em&gt; ekinin etimolojik yapısı ele alınmıştır. Türkçenin ek sistematiğinde, eklerin kökenleri çoğunlukla köklerden türeyen bir yapıya dayanmakla birlikte, bazı eklerin zamanla birleşik yapılardan oluştuğu bilinmektedir. Bu bağlamda, &lt;em&gt;-gAk&lt;/em&gt; ekinin de aslında tekil bir yapı olmayıp &lt;em&gt;-(X)g&lt;/em&gt; fiilden isim, &lt;em&gt;+A-&lt;/em&gt; isimden fiil ve &lt;em&gt;-(U)k&lt;/em&gt; fiilden isim yapım eklerinin birleşmesinden oluşmuş birleşik bir ek olduğu savunulmaktadır. Sunulan bulgular ışığında &lt;em&gt;-gAk&lt;/em&gt; ekinin &lt;em&gt;-(X)g&lt;/em&gt; ve &lt;em&gt;-gA-&lt;/em&gt; ekleriyle morfolojik ve semantik ilişkileri ele alınmıştır. &lt;em&gt;-gAk&lt;/em&gt; ekini meydana getiren eklerin ne tür birleşme aşamalarından geçerek bu eki vücuda getirdiği üzerinde durulmuş ve ekin 1. [FİİL&lt;em&gt;-(X)g&lt;/em&gt;]&lt;em&gt;+A-(U)k&lt;/em&gt; &gt; 2. [FİİL&lt;em&gt;-gA-&lt;/em&gt;]&lt;em&gt;-(U)k&lt;/em&gt; &gt; 3. [FİİL&lt;em&gt;-gAk&lt;/em&gt;] aşamalarından geçerek meydana geldiği ortaya konmuştur.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Postdramatik Tiyatroda Çizgi Film Estetiğinin İzleyici Algısına Etkisi</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86569</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86569</guid>
      <author>Memet Ali ZEREN</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; margin: 6.0pt 1.0cm 0cm 1.0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; background: white;"&gt;Bu çalışma, son yıllarda çağdaş performans pratiklerinde önemli bir araç olarak kullanılan çizgi film estetiğinin, postdramatik tiyatro açısından izleyici algısı üzerindeki etkilerini kuramsal açıdan incelemektedir. Hans-Thies Lehmann’ın kavramsallaştırdığı postdramatik tiyatro anlayışı; dramatik metne bağlı temsiliyetin çözülmesini, sahne öğelerinin özerkleşmesini ve temsil yerine deneyimin merkezileştiği bir tiyatro dili önerir. Bu yapı, izleyici ile sahne arasındaki etkileşimi yeniden kurarak, alımlayıcıyı pasif bir tanıktan aktif bir algı öznesine dönüştürür. Bu bağlamda çizgi film estetiği; abartılı jestler, stilize beden kullanımı, eşzamanlı ses-görüntü eşleşmeleri ve zamansal-mekânsal deformasyon gibi unsurlar aracılığıyla, yalnızca görsel çeşitlilik sunmaz; aynı zamanda izleyiciyle kurulan algısal bağın biçimlenmesinde işlevsel bir rol üstlenir. Bu estetik yönelim, özellikle görsel-anlatı temelli performanslar üreten Miwa Matreyek’in sahnelemelerinde olduğu gibi, dijital beden ve animasyonun iç içe geçtiği anlatı dışı biçimler aracılığıyla, izleyici deneyimini çok katmanlı bir hâle getirir. Matreyek’in çalışmaları, postdramatik tiyatrodaki sahnelemenin görsel-işitsel yapısını geliştirirken, çizgi film estetiğinin sahneleme içindeki kurucu gücünü de açığa çıkarmaktadır. Bu araştırma, çizgi film estetiğinin yalnızca popüler anlatı yaklaşımlarının sınırlarını aşan bir görsel yaklaşım değil; izleyicinin duyusal ve düşünsel katılımını sağlayan, güncel sahne tekniklerinde önemli ve katmanlı bir algı biçimi olarak nasıl önem kazandığını kuramsal bir çerçevede analiz etmektedir. Bu bağlamda çalışma, postdramatik sahneleme biçimlerinin dönüşen izleyici deneyimiyle nasıl yeniden tanımlandığını görsel bir estetik üzerinden irdelemeyi amaçlamaktadır. Böylelikle, çağdaş tiyatro estetiğinde çizgi film estetiği ile dijital performansın kesişim noktaları görünür kılınmakta; yeni bir seyir biçiminin imkânları tartışmaya açılmaktadır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Postminimalist Sanat Yaklaşımlarına Dayalı Bireysel Sanatsal Uygulamalar </title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82477</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82477</guid>
      <author>Hamid Maharramov ALİOĞLUMehtap PAZARLIOĞLU BİNGÖL </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span lang="AZ-LATIN" style="font-size: 11.0pt; mso-bidi-font-size: 12.0pt; font-family: 'Calibri','sans-serif'; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-theme-font: minor-latin; mso-ansi-language: AZ-LATIN; mso-fareast-language: TR;"&gt;20. yüzyılda sanat, geleneksel estetik anlayışların sorgulanarak yerini yeni ifade biçimlerine bıraktığı, farklı sanat yaklaşımlarının hızla geliştiği bir değişim süreci yaşamıştır.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 11.0pt; mso-bidi-font-size: 12.0pt; font-family: 'Calibri','sans-serif'; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-theme-font: minor-latin; mso-fareast-language: TR;"&gt;Bu yüzyıl boyunca sanat, yalnızca biçimsel ve teknik değişimlerle sınırlı kalmamış, aynı zamanda düşünsel, kültürel ve toplumsal bağlamlarda da yeniden şekillenmiştir.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 11.0pt; mso-bidi-font-size: 12.0pt; font-family: 'Calibri','sans-serif'; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-theme-font: minor-latin; mso-ansi-language: AZ-LATIN; mso-fareast-language: TR;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 11.0pt; mso-bidi-font-size: 12.0pt; font-family: 'Calibri','sans-serif'; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-theme-font: minor-latin; mso-fareast-language: TR;"&gt;Bu dönüşüm süreci, 1907 yılında Kübizm’in ortaya çıkışıyla önemli bir ivme kazanmıştır. Pablo Picasso ve Georges Braque öncülüğünde gelişen bu akım, nesneleri çözümleyerek çoklu bakış açılarıyla yeniden yapılandıran bir görsel dil ortaya koymuş, geleneksel perspektif anlayışını sorgulayarak biçimsel yalınlığa yönelmiştir. Bunu takip eden Suprematizm akımı ise, temsili gerçekliğe sırt çevirerek saf duygu ve estetik algıyı ön plana çıkarmış; temel geometrik formlar aracılığıyla izleyicide öznel bir deneyim yaratmayı amaçlamıştır.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 11.0pt; mso-bidi-font-size: 12.0pt; font-family: 'Calibri','sans-serif'; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-theme-font: minor-latin; mso-ansi-language: AZ-LATIN; mso-fareast-language: TR;"&gt; &lt;span lang="AZ-LATIN"&gt;Buna &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 11.0pt; mso-bidi-font-size: 12.0pt; font-family: 'Calibri','sans-serif'; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-theme-font: minor-latin; mso-fareast-language: TR;"&gt;benzer şekilde, 1917’de kurulan De Stijl hareketi, sadelik, soyutlama ve dengeli kompozisyon ilkelerini benimseyerek evrensel estetik bir dile ulaşmıştır. 1919’da kurulan Bauhaus Okulu ise sanat, zanaat ve endüstriyel üretimi bütünleştiren disiplinlerarası bir yaklaşım benimseyerek, işlevsellik ve estetik arasında yeni bir denge kurmuş; mimarlık, tasarım ve plastik sanatlar alanlarında kalıcı etkiler bırakmıştır.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 11.0pt; mso-bidi-font-size: 12.0pt; font-family: 'Calibri','sans-serif'; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-theme-font: minor-latin; mso-ansi-language: AZ-LATIN; mso-fareast-language: TR;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 11.0pt; mso-bidi-font-size: 12.0pt; font-family: 'Calibri','sans-serif'; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-theme-font: minor-latin; mso-fareast-language: TR;"&gt;1960’lı yıllara gelindiğinde, soyut dışavurumculuğun bireysel yoğunluğuna ve dramatik anlatımına karşıt bir anlayışla gelişen Minimalizm, sadelik, geometrik netliğe dayalı bir sanat dili geliştirmiştir. Bu akımın temsilcileri arasında yer alan Frank Stella, Donald Judd ve Dan Flavin gibi sanatçılardır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Aiskhylos’un, Zincire Vurulmuş Prometheus Adlı Tragedyasında İktidar ve Siyasal Tahakküm Temsilleri</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=85930</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=85930</guid>
      <author>Cem İÇYAR</author>
      <description>&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: black; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-no-proof: yes;"&gt;Aiskhylos’un&amp;nbsp;&lt;em&gt;Zincire Vurulmuş Prometheus&lt;/em&gt;&amp;nbsp;tragedyası, mitolojik bir anlatının ötesinde,&amp;nbsp;&lt;span style="mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;iktidarın tahakküm stratejilerinin nasıl sahnelendiğine&lt;/span&gt;&amp;nbsp;dair politik bir metindir. Tragedyada, Zeus’un, Prometheus’a uyguladığı ceza, yalnızca bir tanrının isyanının bedeli değil, iktidarın&amp;nbsp;&lt;span style="mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;korku, şiddet ve söylemsel kontrol&lt;/span&gt;&amp;nbsp;yoluyla toplumu biçimlendirme yöntemidir. Tragedyanın işlevi, Aristoteles’in&amp;nbsp;&lt;em&gt;katharsis&lt;/em&gt;&amp;nbsp;(arındırma) kavramıyla sınırlı değildir. Seyirci, Prometheus’un çilesine acırken, aynı zamanda&amp;nbsp;&lt;span style="mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;itaatin kaçınılmazlığını&lt;/span&gt;&amp;nbsp;içselleştirir. Koro’nun uyarıları, toplumun iktidar söylemini nasıl yeniden ürettiğini ortaya koyar. İktidar, hakikati tanımlayarak direnişi akıldışı olarak adlandırır. Antik Atina’da tiyatro,&amp;nbsp;&lt;span style="mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;khoregia sistemi&lt;/span&gt;&amp;nbsp;gibi yapılarla iktidarın kültürel hegemonyasını pekiştirir. Sponsorlar (khoregoslar), sanatı finanse ederken aynı zamanda iktidarın ideolojisini yayar. Prometheus’un ateşi çalması, bilginin iktidar tekelinden sızdırılmasıdır ancak cezası, direnişin bedelini gösterir. Prometheus’un zincirleri, sadece bedeni değil, hakikatin özgürleşme potansiyelini de esir alır. Tragedyanın sahnesi, iktidarın korku yapıtaşlarının bir tahakküm alanı gibidir. Zeus’un öfkesi, modern devletin disiplin mekanizmalarının bir örneğini sergiler. Otorite, toplumu çeşitli araçlarla güdüleyerek tahakküm altına alır. Bu tahakküm biçimleri bazen gözle görülmez ve oldukça yumuşaktır. Ancak bazen de tahakküm kırbacı oldukça sert olur ve toplumun düşünsel yapısını ele geçirirken aynı zamanda bedenine de hükmeder. Korku ve acı beraberinde bütüncül bir tahakküm aracına dönüşebilir. Modern otoriter rejimlerde de benzer uygulamalar işler. İktidar, sanatı araçsallaştırarak&amp;nbsp;&lt;span style="mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;korku ve itaati&lt;/span&gt;&amp;nbsp;yeniden üretir.&amp;nbsp;&lt;em&gt;Zincire Vurulmuş Prometheus&lt;/em&gt;, bu sürecin antik bir prototipidir. Çalışma, tragedyayı salt bir sanat formu olarak değil, iktidarın tahakkümünü meşrulaştıran bir enstrüman olarak okumanın gerekliliğini vurgular.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sağlık İletişiminde Tıbbi Grafikler: Görsel Anlatının Gücü ve Etkisi</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86978</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86978</guid>
      <author>Eda UZUN</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; margin: 6.0pt 1.0cm 0cm 1.0cm;"&gt;&lt;span style="mso-bidi-font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: black; mso-themecolor: text1; background: white;"&gt;Bu araştırmada, grafik tasarım ve sağlık alanlarını birbirine bağlayan disiplinlerarası bir konu olan “Graphic Medicine” yani “Tıbbi Grafik” kavramı incelenmektedir. Sağlıkla ilgili deneyimleri aktarmak için resim, karikatür, çizgi roman ve illüstrasyon gibi görsel anlatım araçları kullanmaktadır. Bu tür bir iletişim, hastanın deneyimlerini anlatmanın yanı sıra, sağlık hizmetleri sağlayıcılarının, hastaların yakınlarının ve genel halkın empati ve farkındalık geliştirmelerine yardımcı olmaktadır. Bu çalışma bu alandaki birçok başarılı örneği analiz etmenin yanı sıra, tıbbi grafiğin tanımı, teorik temelleri ve tarihsel gelişimini de incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, görsel hikaye anlatımının tedavi sürecine nasıl yardımcı olduğuna dair bilgilere yer verilmiştir. Sonuç olarak, tıbbi grafiğin tıp eğitimi, halk sağlığı iletişimi ve hasta deneyimlerinin belgelenmesi açısından önemli olduğu anlaşılmıştır. Tıbbi grafikler karmaşık sağlık sorunlarını basitleştirme ve iletme kapasitesiyle gelecekte sağlık iletişiminin önemli bir parçası olacağı düşünülmektedir. Ian Williams tarafından kavramsallaştırılan “graphic medicine” teriminin uluslararası alanda hızla geliştiği, ancak Türkiye’de henüz akademik bir karşılık bulmadığı vurgulanmaktadır. Bu makale ICSAS 5. Uluslararası Sosyal ve Beşeri Bilimler Kongresi’nde sunulan “tıbbi grafikler: görsel anlatının sağlık iletişimindeki dönüştürücü rolü” adlı özet bildiriden geliştirilmiştir. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Matematik Dersi Öğretim Programlarıyla İlgili Yazılmış Tez Çalışmalarının İncelenmesi (2000-2023)</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82608</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82608</guid>
      <author>Feleknas TEKİNElif ERTEM AKBAŞ </author>
      <description>&lt;p class="01Metinz" style="text-align: justify;"&gt;Bu araştırmada amaç Türkiye’deki matematik öğretim programlarına yönelik doktora ve yüksek lisans düzeyinde yapılan lisansüstü çalışmaların farklı değişkenler ışığında incelenmesi ve kapsamlı bir değerlendirme yapılmasıdır. Araştırma, matematik öğretim programlarının mevcut durumu hakkında önemli bir perspektif sunmayı hedeflerken, mevcut tez çalışmalarındaki eğilimleri belirleyerek program geliştirme alanındaki gelecekteki araştırmalara katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda, 2000-2023 yılları arasında Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi üzerinden ulaşılabilen toplamda 113 lisansüstü çalışma incelenmiştir. 14 doktora tez çalışması ve 99 yüksek lisans tez çalışması olacak şekilde toplam 113 tez detaylı bir inceleme sürecine tabi tutulmuştur. Tezlerin içerikleri, belirlenen kriterler doğrultusunda incelenmiş ve elde edilen bulgular, Microsoft Excel yazılımı kullanılarak tablo formatında düzenlenmiş ve yorumlanmıştır. Araştırma sürecinde veri toplama ve analiz aşamalarında doküman incelemesi kullanılmış olup; toplanan veriler betimsel analiz tekniğiyle sistematik bir şekilde değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, en fazla tez çalışmasının 2019 ve 2022 yıllarında tamamlandığını göstermektedir. İncelenen tezlerin büyük kısmının yüksek lisans seviyesinde olduğu, doktora tezlerinin daha az sayıda olduğu belirlenmiştir. İncelenen tezlerin çoğunlukla Marmara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi’nde gerçekleştirildiği görülmüştür.&#13;
&lt;p class="01Metinz"&gt;Ayrıca, analiz edilen tezlerde nitel araştırma yaklaşımı ve tarama modelinin sıkça kullanılmış olduğu görülmüştür. Veri toplama araçları olarak çoğunlukla mülakatlar, görüşme formları ve anketlerin seçildiği belirlenmiştir. Her bir tezin amaçları ve sonuçları özetlenerek tablo formatında sunulmuş ve bu tablolar genel bulgularla ilişkilendirilmiştir.&#13;
&lt;p class="01Metinz"&gt;Sonuç olarak, bu çalışma matematik öğretim programlarının değerlendirilmesi ve geliştirilmesi süreçlerine yönelik önemli öneriler sunmaktadır. Ayrıca, gelecekte yapılacak araştırmalar için yeni çalışma alanları ve metodolojik yaklaşımlar üzerine de fikirler ortaya koymaktadır.&#13;
&lt;p class="01Metinz"&gt;&amp;nbsp;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Râ’if Divançesi’nde Âşık, Sevgili ve Rakip</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87020</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87020</guid>
      <author>Ebru Hilal İSEN BEKTAŞIşılay Pınar ÖZLÜK </author>
      <description>&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;Klasik Türk edebiyatının aşk konulu şiirlerinde âşık, sevgili ve rakip üçlüsü yer almıştır. Bu üç unsur, belirli roller ve belirli kalıplar ile anılmıştır. Genellikle bir gelenek çizgisi dahilinde kendilerine has özellikleri ile ön plana çıkarılmıştır. 18. ve 19. yüzyıllar içerisinde sosyal hayatta oluşan değişiklikler aşk konulu şiirlerdeki âşık, sevgili ve rakip üçlüsündeki rollerde bazı değişiklikleri de ortaya çıkarmıştır. XIX.yüzyıl şairlerinden olan Mehmed Râ’if, İstanbul’da doğmuş ve hayatını orada devam ettirmiştir. Yaşamı boyunca devlet kademesinde çeşitli görevlerde yer almıştır. İncelenen &lt;em style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;Râ’if Divançesi&lt;/em&gt;’nde âşık, sevgili ve rakip üçlüsünün beşerî aşk ile ön plana çıktığı görülmüştür. &lt;em style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;Râ’if Divançesi&lt;/em&gt;’nde âşık, sevgili ve rakip arasındaki ilişkinin genellikle idealize edilmiş çizgi içerisinde verildiğinin bazı beyitlerde de gelenek dışında kullanımlarının da olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmada âşık, sevgili ve rakip unsurlarının &lt;em style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;Râ’if Divançesi&lt;/em&gt;’ndeki rolleri ve tipleri örnek beyitler verilerek klasik Türk edebiyatındaki özellikleri ile değerlendirilmiş ve açıklanmaya çalışılmıştır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Deneysel Çalışmalar İçin Gaslighting Manipülasyonu</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86802</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86802</guid>
      <author>Ayşegül ÇOBANHamit COŞKUN </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Gaslighting, kişinin kendinden şüphe duymasını sağlayan ve kişide kafa karışıklığına yol açan bir tür psikolojik manipülasyondur. Literatürde gaslighting konusunda çeşitli yöntemlerle yürütülmüş araştırmalar ve derleme çalışmaları mevcuttur. Bu çalışmaların çoğunda gaslighting ile duyguların birbirleriyle yakından ilişkili olduğuna ve gaslighting sonucunda ortaya çıkabilecek olumsuz sonuçlara işaret edilmiştir. Diğer bir taraftan gaslighting konusunda deneysel bir çalışmaya rastlanmamıştır. Mevcut çalışmada anlık ve kurgusal gaslighting manipülasyonu oluşturulması ve bunun duygular üzerinde test edilmesi amaçlanmıştır. Balıkesir Üniversitesi psikoloji bölümü öğrencilerinden online (116 kişi) ve yüz yüze (36 kişi) veri toplanarak iki deneysel çalışma yürütülmüştür. Manipülasyon kapsamında deney grubundaki öğrencilere gaslighting ile ilgili kavramlar sunularak kelime çağrışım görevi verilmiş, manipülatif bir ilişki senaryosu okutulmuş ve bununla ilgili birkaç soru yöneltilmiştir. Soruların cevap seçenekleri arasında doğru yanıta yer verilmemiştir. Kontrol koşulundaki katılımcılara ise nötr kelimeler sunularak kelime çağrışım görevi verilmiş, normal bir ilişki senaryosu okutulmuş ve bununla bağlantılı olarak birkaç soru yöneltilmiştir. Online çalışmada gaslighting ve kontrol koşulu arasında şu ölçümlerde farklılıklar bulunmuştur: öfke, mutluluk, üzüntü, kafa karışıklığı, kaygı, ilişki kurma isteği, ilişki güveni ve ilişki tatmini.&amp;nbsp; Yüz yüze yapılan çalışmada ise bunlara ek olarak belirsizlik, korku, şaşkınlık, değersizlik, güvensizlik, tiksinme ve hayal kırıklığı puanlarında farklılıklar saptanmıştır. Sonuç olarak manipülasyonun yüz yüze daha iyi çalıştığı görülmüş ve bulgular literatür ışığında tartışılmıştır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tim Burton’ın Beetlejuice Filminde Kullanılan Heykellerin Sinematografik Anlatıma Katkıları</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86892</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86892</guid>
      <author>Tuncay KOÇAYSemih KAŞIKÇI  </author>
      <description>&lt;span style="font-size: 11.0pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; background: white; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;Gotik ve grotesk estetiği sinema anlatısının merkezine alan Tim Burton, etkileyici yapıtlarıyla dikkat çekmektedir. Yönetmenin özgün üslubunu tanımlamada karakterler, mekânlar ve nesneler arasında kurulan ilişkisellik önemli bir yer tutmaktadır. Sinema anlatısında mekân ve nesneleri aktif birer araç olarak kullanan Burton, bu unsurları karakterlerin içsel dünyasını, psikolojik gerilimlerini ve varoluşsal çıkmazlarını yansıtan dinamik bileşenler haline getirerek içeriksel derinliği artırır. Bu bağlamda yönetmenin &lt;em&gt;Beetlejuice&lt;/em&gt; (1988) (Beterböcek) filminde yer verdiği heykeller, hem biçim hem anlam hem de film içeriğine katkıları yönünden önemli bir inceleme alanı sunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Tim Burton’ın &lt;em&gt;Beetlejuice&lt;/em&gt; filminde kullanılan heykelleri modern heykel sanatı perspektifinden değerlendirmek; filmin konusu, sinematik dili ve anlatısıyla bağıntılı yönlerini ortaya koymak; söz konusu heykellerin filme hem görsel hem de içeriksel açıdan sağladığı katkıları analiz etmektir. &lt;span style="mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;Bu amaç doğrultusunda çalışma, nitel araştırma yaklaşımı kapsamında görsel analiz ve karşılaştırmalı sanat tarihi yöntemi kullanılarak yürütülmüş; heykellerin biçimsel özellikleri, estetik referansları ve psikanalitik bağlamdaki etkileri, ilgili sanatçı örnekleri ile karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.&lt;/span&gt; Organik formlardan esinlenen ancak doğrudan tanımlanamayan biçimlerde tasarlanan bu heykellerin, sürrealist ve biyomorfik heykel anlayışlarıyla ilişkili olduğu; Hans Arp, Henry Moore, Alberto Giacometti ve Isamu Naguchi gibi sanatçıların yapıtlarıyla biçimsel ve kavramsal benzerlikler taşıdığı tespit edilmiştir. Ayrıca bu heykeller, psikanalitik bağlamda “tekinsizlik” duygusunu tetikleyen ikincil unsurlar olarak, filmin atmosferi ve anlatı bütünlüğü ile doğrudan ilişkilendirilmektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İnsani Kalkınmaya Yeni Bir Bakış: İnsani Gelişme Endeksi Çerçevesine Özgürlük Göstergelerinin Entegrasyonu</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=85942</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=85942</guid>
      <author>Bilal ORHANMevlüdiye ŞİMŞEK </author>
      <description>&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;İnsan gelişimi, sosyal ve ekonomik refahın temel göstergelerinden biridir ve ekonomik büyümenin niteliğine dair önemli çıkarımlar sunar. Ancak insan gelişiminin bir bileşeni olarak değerlendirilmesine rağmen, özgürlük kavramı İnsan Gelişmişlik Endeksi (İGE) hesaplamalarına dahil edilmemektedir. Bu çalışmanın amacı, özgürlük kavramını İGE'ye entegre ederek dünya ülkeleri için yeni bir sıralama oluşturmaktır. Çalışmada, 2021 yılına ait İGE verileri ile Cato Enstitüsü ve Fraser Enstitüsü tarafından hazırlanan “İnsan Özgürlüğü Endeksi” raporundan elde edilen özgürlük verileri kullanılmıştır. ARAS, MAUT ve SAW çok kriterli karar verme (ÇKKV) yöntemleriyle elde edilen sıralamalar, COPELAND yöntemi ile birleştirilerek tek bir sıralama elde edilmiştir. Hesaplamalar, CRITIC ve eşit ağırlıklandırma yöntemleriyle gerçekleştirilmiştir. İGE’de halihazırda yer alan yaşam süresi, eğitim ve gelir değişkenlerine ek olarak insan özgürlüğü değişkeni de dahil edilerek dört boyutlu bir bakış açısı sağlanmıştır. Ayrıca, insan özgürlüğünün iki alt endeksi olan ekonomik özgürlük ve kişisel özgürlük için de ayrı hesaplamalar yapılmıştır. Bu bağlamda, insan özgürlüğünün dahil edilmesiyle ortaya çıkan değişimler üzerindeki ekonomik ve kişisel özgürlüklerin etkileri de analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, Birleşmiş Milletler'in bölgesel sınıflandırması temelinde yorumlanmıştır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Osmanlı Saraybosna'sının Hayırsever Kadınları</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82361</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82361</guid>
      <author>Senanur KARADEMİR Mehmet DOĞAN </author>
      <description>Osmanlı Devleti'nin Bosna Eyaleti sınırları içerisinde yer alan ve eyaletin merkezi olan Saraybosna, 1463 yılında II. Mehmed tarafından fethedilerek impartorluğun bir parçası haline gelmiştir. 1521 yılında Gazi Hüsrev Bey'in Bosna Sancak Beyi olarak atanmasıyla birlikte bölgede büyük bir imar faaliyeti başlamış; inşa ettirdiği cami, medrese, kütüphane, hamam ve han gibi yapılar sayesinde şehrin çehresi Türk-İslam kültürü doğrultusunda büyük ölçüde değişmiştir. 17. yüzyılda bölgeyi ziyaret eden ünlü seyyah Evliya Çelebi, eserinde Saraybosna'nın İstanbul'a olan benzerliğinden bahsetmiş ve şehri adeta bir "küçük İstanbul" olarak nitelendirmiştir. Tüm bu gelişmeler, Saraybosna'daki Osmanlı hakimiyetini pekiştirmiş ve şehre her yönüyle büyük bir ehemmiyet kazandırmıştır. Şehrin kalkınmasında ve sosyal yapısının şekillenmesinde vakıflar önemli rol oynamıştır. Özellikle Saraybosna örneği göz önüne alındığında, burada kadınlar tarafından kurulan vakıfların sayısının 70'i aştığı görülmektedir. Bu yüksek sayı, bölgenin sosyal ve kültürel dinamizmini ortaya koyduu gibi, çok sayııda vakfın bölgede kadınlar tarafından kurulması dikkat çekmekte ve incelenmeye değer bir mesele lolduğu kanaatini bizde oluşturmaktadır. Yaygın olan "evden çıkmayan Müslüman kadınlar" veya "özgürlükleri kısıtlı Osmanlı kadını" algısına karşılık, arşivdeki belgeler, Osmanlı kadınının sosyal hayatta da aktif bir rol üstlendiğini açıkca göstermektedir. Vakfiyelerde vakıf kuran, yöneten ve çeşitli sosyal hizmetlere öncülük eden birçok Osmanlı kadınına rastlanmakta; vakıfların nasıl ve hangi amaçlarla kurulduğuna, mal, mülk ve paranın ne şekilde vakfedildiğine dair ayrıntılı bilgiler elde edilmektedir.&amp;nbsp;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Özel Gereksinimli Çocuğa Sahip Ebeveynlerin Kabullenme Süreçleriyle İlgili Yapılan Çalışmaların İncelenmesi </title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=85941</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=85941</guid>
      <author>Hasan Tahsin YAZICI</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; margin: 6.0pt 1.0cm .0001pt 1.0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: windowtext;"&gt;Bu araştırma, 2000-2024 yılları arasında Türkiye’de özel gereksinimli çocuk sahibi ebeveynlerin kabul süreçlerine dair yapılan akademik çalışmaları incelemeyi amaçlamaktadır. Ebeveynlerin bu süreçte yaşadıkları psikolojik, ekonomik ve sosyal zorluklar; başa çıkma yöntemleri ve ihtiyaç duydukları destek mekanizmaları araştırmanın odak noktalarını oluşturmaktadır. Doküman analizi yöntemiyle yürütülen çalışma kapsamında YÖK-Tez, ULAKBİM, Google Akademik ve Dergipark veri tabanlarından elde edilen yüksek lisans ve doktora tezleri ile hakemli dergilerde yayımlanan makaleler incelenmiştir.&lt;span style="background: white;"&gt; &lt;/span&gt;Elde edilen bulgular, alandaki akademik üretimin yıllar içinde dalgalanmalar gösterdiğini ve bu dalgalanmaların toplumsal farkındalık ve akademik gündemle bağlantılı olduğunu ortaya koymuştur. Özellikle 2020 ve 2021 yıllarında COVID-19 pandemisi nedeniyle akademik çalışmaların sekteye uğradığı gözlenmiştir. Çalışmaların yöntemlerine bakıldığında, tezlerde daha çok nicel yöntemlerin; makalelerde ise nitel yöntemlerin tercih edildiği görülmektedir. Bununla birlikte, engellilik gibi çok katmanlı bir konunun daha bütüncül ve derinlemesine incelenebilmesi için karma araştırma yöntemlerinin artırılması gerektiği vurgulanmaktadır.&lt;span style="background: white;"&gt; &lt;/span&gt;Analizler, özel gereksinim konusunun yalnızca eğitim ve psikoloji değil, aynı zamanda toplumsal, kültürel ve etik boyutlar barındıran disiplinler arası bir alan olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, bazı engel türlerinin araştırmalarda yeterince temsil edilmediği ve toplumsal rollerin araştırma konularının seçiminde etkili olduğu saptanmıştır. Gelecek araştırmalarda, daha geniş örneklemler ve disiplinler arası yaklaşımlar kullanılarak, özel gereksinimli çocukların ve ailelerinin ihtiyaçlarının daha kapsamlı bir şekilde ele alınması hedeflenmektedir. Bu sayede daha adil ve kapsayıcı bir bilimsel üretim sürecine katkı sağlanması umulmaktadır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Batı Afrika’da İslam’ın Yayılma Faktörleri: Mali Örneği</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87190</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87190</guid>
      <author>Mohamed DİALLO </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; margin: 6.0pt 1.0cm 0cm 1.0cm;"&gt;&lt;span style="mso-bidi-font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; background: white;"&gt;Bu araştırma, Batı Afrika’da İslam’ın yayılmasını incelemekte olup, bu bölgenin Afrika kıtasında İslam davetinin gelişimi için dikkate değer bir örnek teşkil etmesine odaklanmaktadır. Çalışma, İslam’ın Batı Afrika halklarının kültürel ve sosyal kimliğinin temel bir unsuru haline nasıl geldiğini anlamayı amaçlamaktadır. Araştırma, güvenilir tarihsel kaynaklara dayanarak, İslam’ın ilk girişinden bir uygarlık gücü olarak yerleşmesine kadar olan süreci şekillendiren tarihsel ve sosyal dinamikleri ortaya koymayı hedeflemektedir. Araştırma, İslam’ın bölgeye giriş yollarını çeşitli boyutlarıyla ele almaktadır: İlk olarak, sekizinci ve dokuzuncu yüzyıllarda ticari ve dini davet yollarıyla gerçekleşen barışçıl sızma, Kuzey Afrikalı Müslüman tüccarların Büyük Sahra’yı geçen yolları kullanarak dini şiddetsiz bir şekilde yaymada kilit bir rol oynadığı dönemdir. Ardından, on birinci ve on ikinci yüzyıllarda, Murabıtlar gibi yerel alimler ve mücahitler tarafından yönetilen ıslahatçı cihat hareketleri, davetçileri uzak bölgelere ulaştırmıştır. Son olarak, hac ibadeti ile kültürel, dini ve sosyal faktörler, İslam inancının bu toplumlarda kökleşmesinde önemli bir etkiye sahip olmuştur. Örneğin, Mali Kralı Mansa Musa gibi İslam devletlerinin sultanlarının hacca gitme konusundaki özeni, İslam dünyasıyla bağları güçlendirmiştir. Bunun yanı sıra, çalışma, İslam’ın yayılmasını destekleyen çeşitli araçları incelemektedir: Ticaret, özellikle Güney Fas ile “sessiz ticari mübadele” yoluyla İslam için zemin hazırlamış; göç, alimleri ve davetçileri taşımış; eğitim, okullar ve camiler aracılığıyla sağlanmış; Kadiri ve Ticani gibi tasavvuf yolları ise uzak köylerde yayılarak on dokuzuncu yüzyılda Avrupa genişlemesine karşı durmuştur. Son olarak, araştırma, İslam’ın Batı Afrika’nın siyasi, sosyal ve kültürel yapısındaki derin etkisini vurgulamaktadır. Bu etki, kabilelerin birleşmesine, şeriat temelli yönetim sistemlerinin kurulmasına ve yerel geleneklerle İslam değerlerinin harmanlanmasına yol açarak, inanç ile Afrika mirasını birleştiren benzersiz bir kimlik oluşturmuştur.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Günümüzde Tekirdağ İline Doğru Yaşanan Yoğun Göç ve Demografik Hareketliliğin Etkilerinin Değerlendirilmesi </title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82923</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82923</guid>
      <author>Berkant ÜNALZiya İNCE    </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; margin: 6.0pt 0cm 0cm 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: windowtext; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;Bu çalışmada Trakya bölgesinin coğrafi konum olarak en avantajlı yerlerinden olan ve göçlerle toplumu kendisine çekmeyi başaran Tekirdağ şehri incelenmiştir. Göç canlıların eski çağlardan beri başlatmış olduğu bir yer değiştirme hareketi olarak istek ve ihtiyaçlar doğrultusunda günümüze kadar sürmüş ve gelecekte de devam edecek olan demografik hareketliliği &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: black; mso-themecolor: text1; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;ifade etmektedir&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: windowtext; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;. Araştırma sahası olan Tekirdağ&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-bookmark: _Hlk181807027;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: black; mso-themecolor: text1; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-bookmark: _Hlk181807027;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: windowtext; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;ehri 1950’li yıllardan itibaren günümüze kadar hızlı bir şekilde kentleşerek mekânsal değişimin en çok gözlemlendiği yerleşmelerden biri olmuştur. Araştırmada Tekirdağ &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-bookmark: _Hlk181807027;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: black; mso-themecolor: text1; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-bookmark: _Hlk181807027;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: windowtext; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;ehrinin nüfusunun göçlerle birlikte zamansal ve mekânsal değişimi, coğrafi bakış açısı altında incelenmiştir. Nitel araştırma yaklaşımı &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-bookmark: _Hlk181807027;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: black; mso-themecolor: text1; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;tercih edilmiş olup &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-bookmark: _Hlk181807027;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: windowtext; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;nüfus ve göç konularının daha anlaşılır bir şekilde açıklanabilmesi için veriler betimsel &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-bookmark: _Hlk181807027;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: black; mso-themecolor: text1; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;ve ilişkisel analiz yöntemleri ile yorumlanmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-bookmark: _Hlk181807027;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: windowtext; mso-fareast-language: EN-US;"&gt; Araştırma deseninde ise durum çalışması deseni kullanılmıştır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-bookmark: _Hlk181807027;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: black; mso-themecolor: text1; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;E&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-bookmark: _Hlk181807027;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: windowtext; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;lde edilen nüfus sayım verileri&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: windowtext; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;ne göre nüfusun yıllar içinde göstermiş olduğu değişim, mekânsal ve zamansal dağılımı, yoğun ve seyrek olduğu alanlar, yaş ve cinsiyet yapısı hakkında ulaşılan sonuçlar grafikler, tablolar ile şehrin eski ve yeni görünümünün karşılaştırılabileceği çeşitli fotoğraflar yardımıyla değerlendirilmiştir. Tekirdağ bulunduğu coğrafi konumun yanında ulaşım güzergahlarının kilit noktasında olması, ticari potansiyelini destekleyecek limanlarının bulunması ve tarım faaliyetlerinin yapılması, istihdam olanaklarını arttırarak mevcut nüfusun üzerine eklenen ekstra göçlerin yaşanmasına sebep olmuştur. Bu araştırmada Tekirdağ’a yaşanan göçlerin kentin kalkınmasına olumlu etkiler bıraktığı gözlenmiştir. Fakat olumlu etkilerin aksine kentin dokusu-sosyolojik yapısındaki bozulmalarla birlikte, konut ve arazi fiyatlarındaki ekstrem artışlar yaşanması olumsuz etkiler olarak &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: black; mso-themecolor: text1; mso-fareast-language: EN-US;"&gt;değerlendirilmiştir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Olimpiyat Oyunlarında Sürdürülebilirlik, Çevre ve Sıfır Etki</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86650</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86650</guid>
      <author>Kübra TOKÖZGamze GÜNEY </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; margin: 6.0pt 0cm .0001pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; mso-bidi-font-size: 11.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;Sürdürülebilirlik kavramı; İlk kez yıl 1987 de Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu’nun yayınladığı “Ortak Geleceğimiz” raporunda, yaşadığımız ekosistemin, bozulmadan, aşırı kullanımla tüketilmeden ve ana kaynaklara aşırı yüklenilmeden sürdürülebilmesi yetkinliği şeklinde ifade edildi. Sürdürülebilir kalkınmanın, sıklıkla üç boyutu olduğu ifade edilir. Bunlar; ekonomik sürdürülebilirlik , sosyal sürdürülebilirlik ve çevresel sürdürebilirliktir. Sürdürülebilirlik, genellikle çevresel uygulamalarla ilişkilendirilen bir terimdir&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; mso-bidi-font-size: 11.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-theme-font: major-fareast;"&gt;. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; mso-bidi-font-size: 11.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-theme-font: major-fareast; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;Spor organizasyonları çevre üzerinde derin etkiler oluşturmaktadır. Aynı şekilde çevrede spor faaliyetlerini önemli ölçüde etkilemektedir. Spor ve çevre arasındaki bu ilişki karşılıklı etkileşim çerçevesinde ele alınmalı ve spor faaliyetleri çevresel faktörlerden etkilenirken, aynı zamanda ekosistem üzerinde de dönüşümsel etkiler yarattığı göz önünde bulundurulmalıdır (McCullough, Orr ve Kellison, 2020).&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; mso-bidi-font-size: 11.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt; Spor organizasyonların çevresel bozulmaya yol açtığı kabul edilmektedir. Bu durum, günümüzde spor organizasyonları için çevresel sürdürülebilirliğin önemini ve uygulanmasının bir zorunluluk olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır. Olimpiyat oyunları bağlamında sürdürülebilirliğin daha çok çevre konusuna odaklanıldığı görünüyor. Bundan dolayı bu araştırmamızda sürdürülebilir kalkınmanın spor ile ilişkisini, “çevre” boyutunda sınırlandırdık. Özellikle Olimpiyat etkinliklerinde sürdürülebilirliğin ne derece gelişime uğradığını değerlendirilmeye yönelik yapılan bir çalışma oluşturuldu. Bu çalışma, “Olimpiyat Oyunlarında Sürdürülebilirlik” başlığı altında literatür taraması ile oluşturulan bir alan yazındır. Spor organizasyonlarının yol açtığı riskleri azaltmak ve oluşturduğu kaynak kullanımını minimuma indirebilmek için sürdürülebilir bir gelecek inşa edilmelidir. Bu sorumluluk ile bir çalışmanın daha farkındalık oluşturarak literatüre kazandırılmasını amaçlamaktayız.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eğitim İstihdam İlişkisine Yönelik Yeni Trendler:  Dijital ve Yeşil Dönüşüm</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86963</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86963</guid>
      <author>Yalın KILIÇ</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="EN-US" style="mso-bidi-font-size: 10.0pt; mso-ansi-language: EN-US;"&gt;Bu makale, eğitim ve istihdam arasındaki ilişkiyi dijital ve yeşil dönüşümler bağlamında incelemektedir. Pozitif ve normatif yaklaşımlar çerçevesinde, eğitim sistemlerinin işgücü piyasasının ihtiyaçlarına nasıl uyum sağlayabileceği tartışılmaktadır. Dijitalleşme ve otomasyonun geleneksel meslekleri dönüştürdüğü, STEM becerileri ve dijital okuryazarlığın önem kazandığı vurgulanmaktadır. Ayrıca, yeşil dönüşümün yarattığı yeni istihdam alanları ve eğitim programlarının bu sürece entegrasyonu ele alınmaktadır. Makalede, eğitim politikalarının hem teknik becerileri hem de eleştirel düşünme gibi sosyal becerileri kazandıracak şekilde tasarlanması gerektiği savunulmaktadır. Kamu-özel sektör iş birlikleri ve yaşam boyu öğrenme programlarının bu dönüşümde kilit rol oynayacağı sonucuna varılmaktadır. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>8. Sınıf Öğrencilerinin İngilizce Dersinde Dört Temel Dil Becerisini Öğrenirken Karşılaştıkları Sorunlara İlişkin Görüşleri</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82865</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82865</guid>
      <author>Enver ESERLİGülay EKİCİ </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; margin: 6.0pt 28.3pt 0cm 1.0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: Calibri; mso-bidi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;Bu araştırmada; ortaokul 8.sınıf öğrencilerinin İngilizce dersinde dört temel dil becerisini (okuma, yazma, dinleme ve konuşma) öğrenirken karşılaştıkları sorunlara ilişkin görüşleri incelenmiştir. Araştırma nicel araştırma modeli kapsamında durum çalışması deseni kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Karabük ili Yenice ilçesinde 2022-2023 eğitim öğretim yılında amaçlı örneklem yoluyla seçilen Ülkü Ortaokulunun 8. sınıfında kayıtlı 41 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın verileri yazarlar tarafından geliştirilen ‘İngilizce Dersi 8. Sınıf Öğretim Programı Dört Temel Dil Beceri Ölçeği’ ile toplanmıştır. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;Ölçek &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;Millî Eğitim Bakanlığı ortaokul 8.sınıf İngilizce dersi öğretim programı kazanımlarının İngilizceden Türkçeye çevrilmesi ile oluşturulduğu için sadece yapı geçerliliğine ve güvenirliğine bakılmış olup yeterliği sağladığı tespit edilmiştir. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: Calibri; mso-bidi-theme-font: minor-latin; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Araştırmanın veri analizi betimsel ve içerik analizi yöntemleri kullanılarak yapılmıştır. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: Calibri; mso-bidi-theme-font: minor-latin;"&gt;Araştırmanın sonuçlarına göre, öğrenciler okuma becerisi alanında kelimelerin anlamlarını bilmedikleri için okuduğunu anlamada zorlandıklarını, yazma becerisi alanında İngilizce kelime yazımında yazım ve sesletimin farklı olmasından kaynaklı problem yaşadıklarını, dinleme becerisi alanında dinleme materyalinden ve konuşmacının telaffuzundan kaynaklı dinleme metinlerini anlayamadıklarını ve konuşma becerisi alanında İngilizce kelimeleri telaffuz edemediklerini, kelime ve İngilizce gramer bilgisi eksikliği yaşadıklarını belirtmişlerdir. Öğrencilerin MEB’in (2018) 8. sınıf İngilizce dersi öğretim programındaki 10 ünitenin dört temel dil becerisi kazanımlarına sahip olma durumuna yönelik sonuçlara göre genel olarak okuma becerisi kazanımlarında iyi oldukları ancak yazma, dinleme ve konuşma becerisine yönelik kazanımlarda problemlerle karşılaştıkları tespit edilmiştir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Schmidt Çekici Yaş Tayini Yöntemi Kullanılarak Karagöl Dağları’ndaki Blok Akıntılarının Göreceli Tarihlendirilmesine Dair Bulguların Değerlendirilmesi </title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87091</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87091</guid>
      <author>Soner SERİNVolkan DEDE ,Cihan BAYRAKDAR </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 6.0pt; text-align: justify; line-height: 150%;"&gt;&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman','serif';"&gt;Schmidt çekici, sadece kaya sertlik dereceleri hakkında veriler sağlamak için değil aynı zamanda istatistiksel denklem ve formüller ile göreceli bir tarihlendirme yöntemi olarak da kullanılmaktadır. Yöntem, kaya mekanik parametrelerinin hızlı, tahribatsız ve yerinde değerlendirilmesi, numune toplama ve laboratuvar testleri için daha az masraflı olması ve kalibrasyon eğrileri ile geri tepme (&lt;em style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;R&lt;/em&gt;) değerlerinin, bilinen yüzey maruz kalma yaşları ile ilişkilendirilerek göreceli şekilde tarihleme yapma imkanı sunmaktadır. &lt;span style="background: white;"&gt;Çalışmanın amacı, Schmidt çekici yaş tayini tabanlı tarihleme ile birlikte periglasyal şekillerin gelişim süreçleri için kronoloji oluşturmaktır. Buna bağlı olarak Türkiye’de sınırlı olan bu tarihleme yöntemi ile ilk defa periglasyal jeomorfoloji özelinde Karagöl Dağları ve aynı zamanda Doğu Karadeniz Dağları ile Anadolu Dağları için karşılaştırılabilir bir veri seti oluşturmaktadır. &lt;/span&gt;&lt;span style="color: #1f1f1f;"&gt;Bu çalışmada tutarlı geri tepme (&lt;em style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;R&lt;/em&gt;) değerleri elde etmek amacıyla kontrol kayaları (moren) ve test kayaları (blok akıntısı) için benzer litolojik özelliklere sahip sahalar tercih edilmiştir. Çalışmada tarihleme yapmak için iki kontrol noktalı çözümleme denklemi kullanılmıştır. Kontrol noktaları; Doğu Karadeniz Dağları üzerinde yer alan Kaçkar Dağları’ndaki, Kavron Buzul Vadisi boyunca buzullaşmaya uğrayan sahadan, daha önce gerçekleştirilen &lt;/span&gt;&lt;span style="background: white;"&gt;kozmojenik &lt;sup&gt;10&lt;/sup&gt;Be yüzey yaş tayini sonuçlarına göre en yaşlı ve en genç olmak üzere iki moren kayasından elde edilmiştir. Tarihleme yapılacak test kayaları ise Karagöl Dağları’nda periglasyal süreçler ile birlikte gelişim gösteren blok akıntıları üzerinden seçilmiştir. Karagöl Dağları’nda iyi gelişmiş iki blok akıntısından (ölçümler dil, orta ve kök bölümü şeklinde yapılmıştır) elde edilen sonuçların 2.09 &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!-- [if gte msEquation 12]&gt;&lt;m:oMath&gt;&lt;i&#13;
 style='mso-bidi-font-style:normal'&gt;&lt;span style='font-size:12.0pt;line-height:&#13;
 150%;font-family:"Cambria Math","serif";mso-bidi-font-family:"Times New Roman";&#13;
 background:white'&gt;&lt;m:r&gt;±&lt;/m:r&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/m:oMath&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!-- [if !msEquation]--&gt;&lt;span style="font-size: 11.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; position: relative; top: 5.0pt; mso-text-raise: -5.0pt; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman','serif'; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-theme-font: minor-fareast; background: white;"&gt;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;1.8 binyıl ile &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman','serif'; background: white;"&gt;6.92 &lt;/span&gt;&lt;!-- [if gte msEquation 12]&gt;&lt;m:oMath&gt;&lt;i style='mso-bidi-font-style:normal'&gt;&lt;span&#13;
 style='font-size:12.0pt;line-height:150%;font-family:"Cambria Math","serif";&#13;
 mso-bidi-font-family:"Times New Roman";background:white'&gt;&lt;m:r&gt;±&lt;/m:r&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/m:oMath&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!-- [if !msEquation]--&gt;&lt;span style="font-size: 11.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; position: relative; top: 5.0pt; mso-text-raise: -5.0pt; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman','serif'; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-theme-font: minor-fareast; background: white;"&gt;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;1.7 binyıl aralığında olduğu tespit edilmiştir. Bu bulgular çalışma sahasının 8.2 binyıl önce etkili olan kısa süreli soğuk iklim salınımları sırasında, bu salınımlardan etkilendiği düşüncesini ortaya çıkarmaktadır. Özellikle bu bulgular periglasyal süreçlerin zaman aralığı ve aktivitenin canlılığını anlamak için önemlidir. Bununla birlikte&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman','serif';"&gt; Karagöl Dağları'nda &lt;span style="background: white;"&gt;Schmidt çekici&lt;/span&gt; yöntemiyle elde edilen göreli yaş dağılımı (yaklaşık 2&amp;ndash;7 binyıl aralığında), Anadolu’nun Geç Buzul sonrası ve Holosen iklim kronolojisiyle genel bir tutarlılık göstermektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Henry Moore'un Sanatı: Psikolojik ve Estetik Derinlikleri</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86914</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86914</guid>
      <author>Eylem PEYNİRCİCeyhun KONAK </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; margin-right: 42.5pt; mso-margin-bottom-alt: auto; text-align: justify; text-indent: 42.55pt; line-height: 150%; mso-outline-level: 2;"&gt;&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR;"&gt;Bu makale, 20. yüzyıl modernist estetiğinin öncülerinden Henry Moore’un sanatını psikolojik ve estetik boyutlarıyla analiz etmektedir. Moore’un eserlerinde çoğunlukta oluşan sanatsal tavrı organik formlar, insan figürleri ve sembolizm öne çıkarken, aslında Freud ve Jung’un psikoanalitik teorilerinin etkisi belirgin bir şekilde Moore'un bilinç altının somuta dönüştüğü eserlerinde anlatmak istediği duygu hislere ışık tutmuştur. "Anne ve Çocuk" teması ile boşluk ve kütle arasındaki ilişki, sadece estetik kaygı ile şekillenmemiştir. Moore’un sanatsal ifadelerinde temelde yer alan sanatçının, savaşın travmatik etkilerini ve doğanın yaratıcı gücünü eserlerinde harmanlayarak çağdaş sanata önemli katkılar sunduğu vurgulanmaktadır. Moore’un modern heykel sanatına kazandırdığı yenilikçi dil ve estetik anlayış hem dönemin hem de çağdaş sanatın evriminde dönüştürücü bir etkiye sahiptir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Muhasebe Süreçlerinde Matematiksel Yöntemlerin Entegrasyonu ve  Teknoloji Uyumu: Model Geliştirme Yaklaşımı</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87226</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87226</guid>
      <author>İlkay Ejder ERTURAN</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0cm 35.45pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 8.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;Bu çalışma, muhasebe süreçlerinde matematiksel yöntemlerin entegrasyonu ve teknolojik uyumun finansal raporlama süreçlerine katkılarını incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada literatür tarama yöntemi kullanılmış olup Google Scholar, Scopus, Web of Science ve DergiPark veri tabanları değerlendirilmiştir. Taramada “muhasebe”, “matematiksel yöntemler”, “finansal analiz”, “istatistiksel modeller” ve “sayısal yöntemler” anahtar kelimeleri kullanılmıştır. Çalışma kapsamı 2000&amp;ndash;2024 yılları arasında yayımlanmış Türkçe ve İngilizce makale, tez ve kitap bölümleri ile sınırlandırılmıştır. İlk aşamada 132 çalışma belirlenmiş, tekrar eden ve konu dışı olanların elenmesiyle 72 çalışma ayrıntılı incelenmiş, nihayetinde muhasebe süreçlerinde matematiksel yöntemlerin doğrudan uygulamalarına odaklanan 45 kaynak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, istatistiksel, matematiksel ve olasılık temelli yöntemlerin muhasebe süreçlerine entegrasyonunun, finansal raporlama süreçlerinde doğruluk, hız ve güvenilirliği artırdığını ortaya koymaktadır. Çalışma, yalnızca mevcut literatürü derlemekle kalmayıp, farklı yöntemlerin bütüncül bir değerlendirmesini sunarak akademisyenlere metodolojik katkı ve uygulayıcılara analitik bir yol haritası sağlamaktadır. Ayrıca teknolojik altyapı ve matematiksel yöntemlerin entegrasyonunun sektörel ihtiyaçlara uygun, esnek ve güncellenebilir bir model geliştirilmesine olanak sağladığını göstermekte ve örnek model önerisinde bulunmaktadır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Adaylarının Atanamama Kaygısı ile Psikolojik İyi Oluş Halleri, Yaşam Doyumları ve Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutumları Arasındaki İlişki</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82574</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82574</guid>
      <author>Hüseyin AKAR</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; margin: 6.0pt 1.0cm .0001pt 1.0cm;"&gt;&lt;span style="mso-bidi-font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: windowtext; background: white;"&gt;Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının atanamama kaygısı ile psikolojik iyi oluş halleri, yaşam doyumları ve öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu nedenle araştırmada korelasyonel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesinde öğrenim gören ve araştırmaya katılmaya gönüllü olan 345 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında öğretmen adayları atanamama kaygısı ölçeği,&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;yaşam doyumu ölçeği, psikolojik iyi oluş ölçeği, öğretmenlik mesleğine yönelik tutum ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma gibi betimsel istatistikler ile korelasyon ve regresyon analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğretmen adayları yüksek düzeyde atanamama kaygısı yaşamaktadır. Ayrıca öğretmen adaylarının psikolojik iyi oluş ve öğretmenlik mesleğine yönelik tutum düzeyleri yüksek düzeyde iken yaşam doyumu düzeyleri orta düzeydedir. Öğretmen adaylarının atanamama kaygısı ile psikolojik iyi oluş halleri, yaşam doyumları ve öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları arasında negatif yönde anlamlı bir ilişkiler vardır.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Palatino Linotype',serif;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="mso-bidi-font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: windowtext; background: white;"&gt;Öğretmen adaylarının atanamama kaygısı psikolojik iyi oluş hallerini, yaşam doyumlarını ve öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarını anlamlı olarak yordamaktadır. Öğretmen adaylarının atanamama kaygısı psikolojik iyi oluşa ait varyansın&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;%8’ini, yaşam doyumuna ait varyansın %13’ünü, öğretmenlik mesleğine yönelik tutuma ait varyansın da %2’sini açıklamaktadır. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Palatino Linotype',serif;"&gt;Üniversiteler öğretmen adaylarına psikolojik destek verebilir ya da öğretmenlik motivasyonlarını, ders başarılarını arttırıcı eğitimler düzenleyebilir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>“Üç Güzeller” Mitinin Örneklemler Üzerinden Sanata Yansıması</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87159</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87159</guid>
      <author>Fahrettin GEÇEN Banu DAVUN </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; margin: 6.0pt 0cm 0cm 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;Araştırmanın amacı; Mitolojijk bir tema olan “Üç Güzeller”in çeşitli sanat alanlarında ve sanat tarihindeki etkilerini gösteren bir araştırma ortaya koymaktır. Bu araştırma bazı dönemlerde yapılan “Üç Güzeller” temalı mitolojik resimleri kapsayan dört eseri kapsamaktadır.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Antik Yunan mitolojisinin önemli bir miti olan olan “Üç Güzeller”, güzellik, neşe ve zarafetin simgesi olarak görülmektedir. &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;‘‘Üç Güzeller’’ Aglaea, Euphrosyne ve Thalia tanrıçalarıdır. Yapılan bu araştırmada bu mitin sanata ve sanatçılara ve dönemlere etkisi de ele alınmaya çalışılmıştır.Araştırma nitel araştırma yöntemi ile yapılmış olup verilere ulaşmak amacıyla literatür taramasına gidilmiştir. Araştırmada “Üç Güzeller” mitini temsilen dört adet farklı sanatçıya ait eser örneklem olarak kullanılmıştır. Araştırmanın sınırlılığını üç güzeller miti ve dört sanatçıya ait resim çalışmaları oluşturmaktadır. Araştırmanın sonucunda; “Üç Güzeller” eserinin biçimsel görünüm açısından estetik bir görünüm sergilediği, farklı duruşlar sergilemelerine rağmen kompozisyon açısından dinamik, dengeli, uyumlu şekilde kurgulandığı anlaşılmıştır. Kavramsal açıdan Üç Güzeller’ hem güzellik açısından hem de tanrısal güç bağlamında birlikte kurgulanmasının bilinçli bir güç birlikteliğini ifade ettiği düşünülmüştür. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlkokul Sosyal Bilgiler Dersinde Ters Yüz Öğrenme Modelinin Öğrencilerin Akademik Başarısına, Motivasyonuna ve Kalıcılığa Etkisi</title>
      <link>https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86745</link>
      <guid isPermaLink="true">https://kesitakademi.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86745</guid>
      <author>Gamze KAYASoner ALADAĞ </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; margin: 6.0pt 1.0cm .0001pt 1.0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: windowtext; background: white;"&gt;Bu araştırmada, ilkokul Sosyal Bilgiler dersinde ters yüz öğrenme modelinin öğrencilerin akademik başarısına, motivasyonuna ve öğrenmenin kalıcılığına etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmanın yöntemi, nicel araştırma yöntemlerinden öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen olarak belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2022-2023 eğitim ve öğretim yılında Aydın ilinin Efeler ilçesinde bulunan bir ilkokulda öğrenim gören dördüncü sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışma grubu, seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme yöntemi kullanılarak deney grubunda 22, kontrol grubunda 22 olmak üzere toplam 44 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen “Akademik Başarı Testi” ve “Akademik Motivasyon Ölçeği” kullanılarak elde edilmiştir. Araştırma sonucunda, mevcut öğretim programının uygulandığı kontrol grubuna kıyasla ters yüz öğrenme modelinin uygulandığı deney grubu öğrencilerinin akademik başarı ve motivasyon düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde artış olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda, öğrenme kalıcılığının deney grubunda bulunan öğrencilerin lehine anlamlı olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bu araştırma kapsamında, ilkokul Sosyal Bilgiler dersinde uygulanan ters yüz öğrenme modelinin öğrencilerin akademik başarısını artırdığı, öğrencilerin motivasyon düzeylerini yükselttiği ve öğrenmenin kalıcı olmasını sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin akademik başarılarının, derse yönelik motivasyonlarının ve öğrenme kalıcılığının artmasında ters yüz öğrenme modelinin uygulanabileceği önerilmektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-09-23</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


