Sinemada Oryantalizm Ekseninde Filistin’in Görünmezliği: Munich Filmi Özelinde Bir Analiz

Author :  

Year-Number: 2026-46
Publication Date: 2026-03-14 23:49:47.0
Language : Türkçe
Subject : Gazetecilik ve Medya Çalışmaları
Number of pages: 489-505
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Bu çalışma, savaş, soykırım ve oryantalizm kavramlarının tarihsel, siyasal ve kültürel bağlamlarını ele alarak Filistin’in uluslararası söylem ve özellikle sinema alanındaki görünmezliğini incelemektedir. Savaş ve soykırımın tanımsal çerçevesi çizilirken kavramların toplumsal hafıza, uluslararası hukuk ve güç ilişkileri içerisindeki dönüşümü tartışılmış; Filistin meselesi bu geniş çerçeveye yerleştirilerek bölgenin yüzyıllardır süregelen çatışma dinamikleri değerlendirilmiştir. Çalışma, Batılı devletlerin ve medya kurumlarının Filistin’e ilişkin önyargılı ve seçici yaklaşımının küresel algıyı nasıl şekillendirdiğini ortaya koymakta, Batı merkezli söylemin Doğu’yu “öteki” olarak kurgulayan oryantalist yapısına dikkat çekmektedir. Sinemanın kültürel temsil gücü bu bağlamda ayrı bir odak olarak ele alınmış; sinemasal üretimlerde Doğu’nun çoğunlukla kaos, tehdit ve irrasyonalite ile ilişkilendirilmesinin Filistin’in görünürlüğünü nasıl kısıtladığı tartışılmıştır. Çalışma, nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde tasarlanmış olup betimsel analiz tekniğiyle incelenmiştir. Ayrıca çalışmanın analitik bölümünde Filistin’in görünmezliğine neden olan söylemsel mekanizmaların anlaşılabilmesi için çalışmada eleştirel söylem çözümlemesinden de yararlanılmıştır. Çalışma, tüm bu kavramsal ve tematik değerlendirmeler ışığında, Filistin’in tarihsel gerçekliğinin uluslararası kamuoyunda ve kültürel üretimlerde büyük ölçüde arka plana itildiği, buna karşılık İsrail merkezli anlatıların meşruiyet kazandığı sonucuna ulaşmaktadır. Ayrıca çalışma, Batılı politika yapıcıların ve ana akım medyanın Filistin’i genellikle “güvenlik tehdidi” çerçevesine sıkıştıran bir dil kullandığını göstermektedir. Bu dil, Filistin’in tarihsel bağlamını arka plana itmekte; toplumsal hafızasında derin yaralar açan zorunlu göç, işgal, toprak kaybı ve soykırım niteliğindeki uygulamaların görünürlüğünü azaltmaktadır. Bu kapsamda araştırma, Filistin’e dair temsil biçimlerinin sorgulanması ve eleştirel bir perspektifle yeniden değerlendirilmesi gerekliliğine işaret etmektedir.

Keywords

Abstract

This study examines the invisibility of Palestine in international discourse, particularly in the field of cinema, by addressing the historical, political, and cultural contexts of the concepts of war, genocide, and Orientalism. While outlining the definitional framework of war and genocide, the study discusses the transformation of these concepts within social memory, international law, and power relations. The Palestinian issue is placed within this broad framework, and the region's centuries-long conflict dynamics are evaluated. The study reveals how the biased and selective approach of Western states and media institutions towards Palestine shapes global perception, drawing attention to the Orientalist structure of Western-centric discourse that constructs the East as “the other.” The cultural representational power of cinema is addressed as a separate focus in this context; it discusses how the association of the East with chaos, threat, and irrationality in cinematic productions limits the visibility of Palestine. The study was designed within the framework of a qualitative research approach and was examined with descriptive analysis technique. In addition, critical discourse analysis was used in the analytical part of the study to understand the discursive mechanisms that cause Palestine's invisibility. In light of all these conceptual and thematic assessments, the study concludes that the historical reality of Palestine has been largely pushed into the background in the international public sphere and cultural productions, while Israel-centered narratives have gained legitimacy. It shows that Western policymakers and mainstream media often use language that confines Palestine to the framework of a “security threat”. This language pushes the historical context of Palestine into the background and reduces the visibility of forced migration, occupation, land loss and genocidal practices that have left deep wounds in the social memory. In this context, the research points to the need to question representations of Palestine and reevaluate them from a critical perspective.

Keywords


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics