Bir kültür ve sanat yapıtı olarak filmler, içerisinde üretildiği sosyal alanın karakteristik özellikleriyle yakından ilişkilidir. Sosyal yapının görünürlüğünü arttırarak eleştirisine de imkân tanıyan filmler, kültürü yeniden üretmekte, ayrıca görsellikleri ve anlatılarıyla toplumsal anlamların üretimini ve bu anlamların ifade ettiği güç ilişkilerini yansıtmaktadırlar. Filmler üzerinden sosyolojik analizi hedeflenen olgulardan biri de cinsiyet eşitsizliğidir. Sanat alanına yönelik olanlar, özellikle de sanatçıların yaşamlarını konu edinen biyografik filmler, toplumsal alanın cinsiyet eşitsizlikleri gibi karakteristik yapılanmasını görünürlüğünü artırmaktadırlar. Bu çalışma, sanat alanına dair cinsiyet temelli yapılanmanın “Büyük Gözler” (Big Eyes) filmindeki tasvirini incelemektedir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, sanat alanın erkek egemen yapısının, bu eril yapı içerisinde kadının sanatsal emeğinin nasıl görünmezleştirildiğinin ve bu bağlamda sanat alanındaki cinsiyet eşitsizliklerinin nasıl temsil edildiğinin tematik nitel içerik analiz yöntemiyle incelenmesidir. Araştırmada dönemin sanat alanının cinsiyetçi yapısının çarpıcı bir biçimde filmde yansıtıldığı görülmüştür. Eril kodların sanat alanının mekanizması haline dönüştüğü, sanatçı olarak erkek cinsiyetinin işaret edildiği, kadının sanatsal emeğinin ve yeteneğinin görmezden gelindiği, sanat kamusunun çoğunlukla erkeklerden oluştuğu ve bu açıdan sanat alanın da maskülen bir karakteristiğe sahip olduğu, kadının bu alanda yardımcı rollere sıkıştırıldığı anlaşılmıştır. Dönemin sanat alanında dair bu ve benzeri görünümlerin yansımasının günümüze ulaştığını sanat alanında dair yapılan çalışmalar ve tartışmalar üzerinden görmek mümkündür.
As cultural and artistic works, films are closely related to the characteristics of the social environment in which they are produced. Films that increase the visibility of social structures and enable their critique reproduce culture and, through their visuals and narratives, reflect the production of social meanings and the power relations these meanings express.One of the phenomena targeted for sociological analysis through films is gender inequality. Films focused on the field of art, particularly biographical films about artists' lives, increase the visibility of characteristic structures in the social sphere, such as gender inequalities. This study examines the portrayal of gender-based structures in the art world in the film Big Eyes. In this regard, the aim of this study is to examine the male-dominated structure of the art field, how women's artistic labor is rendered invisible within this masculine structure, and how gender inequalities in the art field are represented in this context, using thematic qualitative content analysis. The study revealed that the sexist structure of the art world at the time was strikingly reflected in the film. It has been understood that masculine codes have become the mechanism of the art world, that the male gender is signified as the artist, that women's artistic labor and talent are ignored, that the art community is predominantly male, and that the art world therefore has a masculine character, with women confined to supporting roles in this field. It is possible to see that reflections of these and similar appearances in the field of art during that period have reached the present day through studies and discussions conducted in the field of art.