KEREGÜ, KEREGÜÇİ HOCA, GEREGÜ,
KEREGU, KEREGUCI HODJA, GEREGU

Author:

Number of pages : 675-684

Abstract

Anadolu ağızlarının bölgeden bölgeye değişen zengin söz varlığı içerisinde dil ve kültür tarihimize kaynak olacak nitelikte kelimeler vardır. Bu kelimelerden biri de geregüdür. İlk olarak Bilge Kağan Anıtı’ndaki; Sir Tokuz Oguz iki Ediz kerekülüg begleri, budunı “Sir Dokuz Oğuz iki Ediz çadırlı beyleri, milleti” cümlesinde kullanılmıştır. Bu cümlede kerekülüg “çadırlı göçebe”, kerekü “çadır, kışlık ev” anlamına gelir. Reşideddin Oğuznamesi’ne göre Selçukluların bilinen ilk atası Keregüçi Hoca oğlu Toksurmış ile birlikte kereküçilik mesleğini icra etmişlerdir. Köktürkçede kullanılan kerekü kelimesinin bir meslek adı olarak keregüçi şeklinde Selçuklularda kullanıldığı görülür. Anadolu ağızlarında geregü, gerevü, gerevi, gereğü vb. şekillerde yer alır. Sözlü kaynaklardan alınan bilgilere göre Kastamonu/Araç, Karaman/Ermenek, Yozgat/Sarıkaya ve Samsun ağızlarında Bilge Kağan Anıtındaki ve Divânu Lügâti’t-Türk’teki “çadır” anlamını aynen koruduğu görülür. Tokat, Samsun, Sinop gibi yerlerde; “sırık, direk, dal”, Konya’da “pazar günü”, Isparta ağzında “lale” anlamında kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu çalışmada konargöçer kültürün bir taşıyıcısı olan keregü/geregü kelimesinin tarihî lehçelerdeki ve Anadolu ağızlarındaki durumu ele alınacaktır. Eski Türkçedeki benzer örneklere ve Anadolu ağızlarındaki ger, gereñ, gerek, gerdenge, gerdengeç, geregüç gibi varyantlara dayanarak yapısı ve kökeni üzerine fikirler ortaya konulacaktır. Ayrıca sözlü kaynaklardan elde edilen bilgilerle Derleme Sözlüğü’ne katkı sunulacaktır.

Keywords

Abstract

In the presence of rich words that change from region to region of Anatolian dialects, there are words that will be the source of our language and cultural history. One of these words, whose numbers vary from region to region and is of great importance for our language, is the word "geregü". Firstly, it was used in the Bilge Kagan Monument; “Sir Tokuz Oguz iki Ediz kerekülüg begleri, budunı (Sir Dokuz Oguz, two Ediz tented gentlemen)”. In this sentence, kerekülüg means "nomad with tent" and kerekü means "tent, house for winter". This word is also included in the name of Keregüçi Hoca, the first known ancestor of the Seljuks. In the Reşideddin Oğuzname, the names of Keragüçi Hodja and his son Toksurmış, who also performs this profession, are mentioned. It is seen that the word keregü used in köktürk is used in the Seljuks in the form of keregüçi as a profession name. It takes places at Anatolian dialects geregü, gerevü, gerevi, gereğü etc. According to the information obtained from personal sources, the tent in the Bilge Khan Monument and Divanu Lügati't-Türk in the dialects of Kastamonu/Araç, Karaman/Ermenek, Yozgat/Sarikaya and Samsun has been found to preserve its meaning exactly. It means “branch, pole, stick in” Tokat, Samsun, Sinop, “bazaar day” in Konya, and “tulip” in Isparta. In this study, the status of the word keregü/geregü, which is a carrier of nomad culture, in historical dialects and Anatolian dialects will be discussed. Based on similar examples in old Turkish and variants such as ger, gereñ, gereñ, gerdenge, gerdengeç, geregüç in Anatolian mouths, ideas about its structure and Origin will be put forward. In addition, information obtained from oral sources will be contributed to the Compilation Glossary (Derleme Sözlüğü).

Keywords