GÖSTERGEBİLİM VE SİNEMA YA DA SİNEMA GÖSTERGEBİLİMİ

Author:

Year-Number: 2016-3
Number of pages: 25-41
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Sinema günümüzde en güçlü anlatım araçlarından biridir. Sinemanın, bir anlatım aracı olması yönüyle kendine özgü bir dili vardır. İşte bu dil, nasıl bir dildir? Sözel insan diliyle karşılaştırılabilir mi? Dilbilim ve / veya göstergebilim sinemanın dili konusuna nasıl yaklaşmaktadır? Bu sorular 20. Yüzyılın ikinci yarısından başlayarak birçok araştırmacının dikkatini çekmiş, konuyla ilgili hatırı sayılır çalışmalar kaleme alınmıştır. Bu konuda Chritian Metz, Rolan Barthes, Peter Wollen, Rudolf Arnheim akla ilk gelen isimler arasında sayılabilir. Sinemadaki görselliklerin, göstergebilimcilerin; dil yetisi olma özelliğinin de dilbilimcilerin ilgisini çektiği söylense de böyle bir ayrıma gitmek o kadar kolay gözükmemektedir. Sinemanın dilini anlamak ve anlatmak söz konusu olduğunda; dilbilimin mi, göstergebilimin mi daha çok söyleyecek sözü olduğu yoksa her ikisinin de aslında aynı şeyi mi söylediği de ayrı bir merak konusudur. Bu çalışma, bir taraftan genel olarak sinema dili ile ilgili bazı görüşlerin irdelenmesi amacını taşırken, diğer tarafından yukarıdaki soru ve benzerlerine bir cevap arayışı niyetiyle kaleme alınmıştır.

Keywords

Abstract

The cinema is one of the strongest means of expression. The cinematic language is distinctive, in terms of its visual expressions. So, what kind of language is this? Can it be compared to the verbal languages? How can one use Linguistics, or, more precisely, Semiotic approaches, to make sense of the cinematic language? These questions have drew the attention of scholars since the beginning of the second half of the Twentieth Century. Among them, substantial studies have been done by, for instance, Christian Metz, Roland Barthes, Peter Wollen, and Rudolf Arnheim. In their writings, it is suggested that cinematic visuality attracts semioticians. Moreover, cinematic visuality, as a form of visual languages, comes to show the potential of being analysed linguistically. And yet, it seems that the link between the visual and the verbal languages is not a stable one. When it comes to the understanding of the cinematic language and its expression, to what extent it can be called as the ‘semiotic approach’? This research aims to answer this question, among others: semiotics can be applied in both verbal and visual languages, because these two languages have some fundamental similarities?

Keywords